Doula Ne Demek? Doğum Destekçilerinin Yararları Neler?

Doula ne demek? Doğum destekçilerinin yararları neler? Hamilelerin genellikle çok sık duyduğu kelimelerden bir tanesi de “doula” kelimesidir. Ancak buna karşın anlamı ve ne yaptıklarına dair çok fazla bilginiz de olmayabilir. Doula kelimesi, “doo-la” şeklinde okunmaktadır ve “hizmet eden kadın” manasına gelen Yunanca kökenli bir kelimedir. Doğum öncesi dönemde, doğum sırasında ve doğum sonrası dönemde hem anne adaylarına hem de eşlerine duygusal ve fiziksel açıdan destek veren kişileri ifade eden bir terimdir.

Doulalar tüm doğum süreçlerinin daha besleyici, kuvvetlendirici ve hayatı değiştiren bir deneyim olabilmesi için çaba gösterirler. Bu amaçlara hizmet etmek için de bazı yöntemlere başvururlar. Bu doğrultuda da hem doğum öncesinde hem doğum esnasında hem de doğum sonrasında yaşanan dönemde oldukça fazla faydaları bulunur.

Doulalar Ne Yaparlar?

Doulalar ne yaparlar? Bir dolula, anne ve babanın bilinçlenebilmesi ve aynı zamanda psikolojik açıdan doğuma hazırlanabilmesi adına eğitim ve becerilerine bağlı kalarak bir takım hizmetlerde bulunur. Bu hizmetler arasında şunları sayabilmek mümkündür:

• Doğumla ilgili tercihleriniz konusunda sizi bilgilendirir.

• Doğumla alakalı seçimlerinizi destekler ve aynı zamanda sizinle beraber bir doğum planı yapar.

• Doğumun her aşamasında ve ihtiyaç olması halinde doğumun sonrasındaki süreçte her adımda sizinle beraberdir.

• Hamilelik dönemini sağlıklı bir şekilde geçirebilmeniz açısından beslenme, nefes ve egzersiz teknikleri hakkında bilgiler vererek destek sağlar.

• Doğum öncesi dönemde ve doğum sırasında sizi fiziksel açıdan rahatlatmaya çalışır. Bu anlamda masajlarla, bedeninizi konumlandırma ve beraberinde acıyı da hafifletme üzerine bazı teknikler kullanır.

• Doulalar, doğum ile ilgili olan hastane protokollerini anlayabilmenize yardımcı olur. Bu şekilde karar alma adımlarınız da daha iyi ve daha doğru olabilir.

• Hamilelik döneminde ve doğum süreci içerisinde duygusal bir tükenme ya da tıkanma yaşarsanız, bu durumda hislerinizi ifade edebilmeniz açısından size rehberlik yapar.

• Doulalar sayesinde kadınlar, doğum sırasında daha az olumsuz düşünceye sahip olur ve ağrı ve acıyla alakalı korkuları azalır.

Doulaların Hamileler İçin Faydaları

Doulaların hamileler için faydaları oldukça fazladır. Doğum öncesindeki süreçte, doğum sırasında ve doğum sonrasındaki dönemde etkili görevler üstlenebilen doulalar sayesinde çiftlerin bebeklerine kavuşma deneyimleri çok daha sağlıklı süreçler içerisinde gerçekleşir. Buna göre doulaların faydaları şu şekilde sıralanabilir:

• Aromaterapi ile meditasyon gibi yöntemler kullanarak kendinizi dinleyebileceğiniz ve aynı zamanda kendinizle huzuru yakalayabileceğiniz alanlar açar. Bu sayede de doğumun doğal bir süreçten ibaret olduğu gerçeğini kabullenebilmenize ve bebeğinizle de iletişim kurabilmenize yardımcı olmuş olur.

• Rahatlatıcı teknikleri sayesinde tüm bu doğum süreçleri içerisinde kararlarınızı, durumun artı ve eksilerini görerek alabilmenizi sağlar. Bu anlamda hem sizi hem de eşinizi bilgilendirir.

• Doulalar, şefkat duygusuyla, yargı ya da tıbbi terimler olmadan açıklamaya ihtiyaç duyduğunuz konuları anlamlandırmanıza yardımcı olurlar.

• Doğum sonrasındaki dönemde emzirme ve bebek bakımı gibi konularda bilgiler verir ve bu sayede anneye hem duygusal hem de fiziksel destek vermiş olur.

• Sadece anne adaylarına değil, baba adaylarına da doğum ile ilgili bilmesi gerekenleri aktarır ve doğuma istediği şekilde destek ve katılım gösterebilmesine rehberlik eder.

• Doğum destekçileri olarak bildiğimiz doulalar, fizyolojik ve psikolojik açıdan doğum süreçlerini çok iyi bilirler. Ancak birer sağlık çalışanı da değildirler. Ama sizi görevleri itibariyle doğum sürecinde gereksiz endişelere kapılmaktan kurtarır ve işlerin yolunda ilerlediğine dair emin olabilmenizi sağlarlar.

Doğumun Kolaylaşması İçin Spor

Doğumun kolaylaşması için spor oldukça önemli bir yere sahiptir. Doğum yapacak olan anne adaylarına genellikle doğru hareketler üzerinden düzenli olarak spor yapması önerilir. Bu sayede doğumun daha kolay ve hızlı geçmesi hedeflenir. Normal doğum sırasında doğumun ikinci aşamasına gelindiği zaman artık kontrol tamamen sizdedir. Doktor bu aşamada size, sancılarla beraber dışarıya nefes vermeden güçlü bir biçimde ıkınmanızı ve aynı zamanda bebeği de aşağıya doğru güçlü bir şekilde itmenizi söyleyecektir. Ne kadar güçlü bir ıkınmanız olursa doğum da o kadar çabuk gerçekleşecek, demektir.

Bebeğinizi aşağıya doğru iterken, diğer bir deyişle ıkınırken, hem güçlü bir nefese hem de kuvvetli karın kaslarına ihtiyacınız olacaktır. Doğuma hazırlık için düzenlenen kurslarda öğretilen en temel konulardan bir tanesi de güçlü ıkınabilme için gerekli olan eğitimlerin verilmesidir. Ancak illa ki bir kursa gitmek gerekmez, doğru kaynaklardan bir araştırma ile evinizde bu spor hareketlerini yapabilirsiniz.

Doğum İçin Karın Kaslarını Güçlendiren Egzersizler

Doğum için karın kaslarını güçlendiren egzersizler, doğumun kolay geçmesini sağlayan egzersiz hareketleridir. Genel olarak doğum öncesi hazırlık kurslarında da karın kaslarını güçlendiren egzersizler gibi doğuma yardımcı olacak hareketler üzerinde eğitim verilir ve anne adayları doğuma hazırlanır. Buna göre doğumu kolaylaştıran ve karın kaslarını güçlendiren egzersizler şu şekilde sıralanabilir:

1. Bağdaş Kurup Oturma Egzersizi-I: Bu egzersiz için klasik olan bağdaş hareketini yapabilmek için yere oturuyorsunuz ve bağdaş kurma şekline geçiyorsunuz. Bu pozisyonda kımıldamadan ortalama birkaç dakika kadar kalıyorsunuz.

2. Bağdaş Kurup Oturma Egzersizi-II: Karın kaslarını güçlendiren etkisi oldukça fazla olan bir egzersizdir. Bu egzersiz için önce bağdaş kurmanız gerekiyor ve sonrasında ayak tabanlarınızı birbirine yaklaştırabildiğiniz kadar yaklaştırıyorsunuz. Avuç içlerinizi ise dizlerinizin alt bölümlerine yerleştiriyorsunuz. Dizlerinizi aşağı çekmek için uğraşırken, avuç içlerinizle de dizlerinizin bu hareketini engellemeye uğraşıyorsunuz. Her seferinde de içinizden 3’e kadar sayarak bu işlemi yapıyorsunuz. Sonra ara veriyorsunuz. Bastırma ve ara verme işlemini her gün artan sayılarda gün içinde iki defa ve her defasında en fazla on defa olacak şekilde uyguluyorsunuz.

3. Germe Egzersizleri / Stretching: Diğer adıyla mekik, karın kaslarını kuvvetlendiren en önemli egzersiz şeklidir. Bunun için oturur şekilde sırtınızı dikleştiriyorsunuz. Ayaklarınızı ise ileriye doğru uzatıyorsunuz ve iki ayağınız arasını ise ortalama 20 santimetre kadar aralıyorsunuz. Her iki eliniz birleşik bir pozisyondayken siz öne doğru eğilip kollarınızı öncelikle sol ayağınıza doğru ve sonra ise ayaklarınızın aralarına doğru, en son da sağ ayağınıza doğru bir şekilde yaklaştırıyorsunuz.

Doğum İçin Pelvisi Güçlendiren Kegel Egzersizleri

Doğum için pelvisi güçlendiren kegel egzersizleri de bugünlerde en çok tavsiye edilen egzersizlerdendir. Normal doğum için çok faydası olduğuna inanılan bir egzersiz şeklidir. Kegel egzersizlerinin amacı ise pelvisin alt bölümüne yer alan kasların güçlendirilmesidir. Bu sayede bir yandan perine denilen bölgede olan kaslar, bir yandan da uretra çevresinde olan kaslar güçlendirilebilmiş olur. Kegel egzersizlerinin başarısıyla güçlenen bu kaslar, doğum etsinde de işlevlerini tam olarak yerine getirebiliyor. Böylece normal şekilde yapılan doğumlar sonrasındaki süreçte oluşması muhtemel olan “idrar kaçırma”, “sarkma” gibi istenmeyen bazı durumlar mümkün olduğu kadar en aza indirilebilir.

Bebeğin başı çıkarken, o aşamada kaslar oldukça gerilir ve zorlanırlar. Bu evrede yapılacak olan epizyotomi ismi verilen perine kesisi, gerektiği hallerde bu gerginliği azaltabilmek ve yırtıkları da engelleyebilmek adına oldukça etkili olur. Perine kasları kuvvetli olan bir kadında ilk doğum evresi bile epizyotomi olmadan gerçekleşebilir ya da en azından açılacak olan epizyotomininebatı nispeten daha da küçük olabilir. Bu doğum için pelvisi güçlendiren kegel egzersizleri, usulüne uygun şekilde yaptığınız zaman perinedeki kaslarda olan gerilmeleri azaltabilmeyi öğrenebileceksiniz.

Doğumdan Önce Anneyi ve Bebeği Rahatlatacak Müzik Seçimleri

Müzik hemen herkes için rahatlatıcı ve gevşetici özellik gösterir. Bu nedenle gebelik döneminde ve doğumdan önceki zamanlarda annenin kendine uygun müzikleri dinlemesi son derece önemlidir. Bu müzikler anneyi rahatlattığı kadar bebek ile bağlarının güçlenmesine de yardımcı olacaktır. Bu nedenle son zamanlarda gebelerin sakinleştirici müzikler dinlemesi, uzmanlar tarafından da önerilir. Doğumdan önce anneyi ve bebeği rahatlatacak müzik seçimleri bu nedenlerle oldukça önemlidir.

Peki bu dönemde hangi şarkılar dinlenmeli? Özellikle klasik müzik bu zamanlarda dinlenecek en iyi seçeneklerdir. Annenin gerginliğini alan enstrümanlar, bebeğin de hareketlenmesine yardımcı olacaktır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar doğumdan önce klasik müzik dinleyen annelerin doğum sürecini daha rahat geçirdiğini ispatlamıştır. Bu nedenle doğumdan önce bu müzik türlerine ağırlık verilmesi son derece önemlidir. Her ne kadar müzik önemli olsa da doğu müzik seçimi daha önemlidir. Anneyi gerecek veya üzecek şarkılardan uzak durmak, bebeğin negatif etkilenme ihtimalini de azaltacaktır.

Eğlenceli Şarkılar

Anne adayları için en uygun özellik gösteren diğer şarkı grubu da eğlenceli olanlardır. Eğlenceli şarkılar anne adayının gergin havadan uzaklaşmasına yardımcı olur ve onda pozitif etki yaratır. Bu nedenle doğumdan önce dinlenecek şarkılar düşünülürken eğlenceli şarkılara da ağırlık verilmesi gerekir. Bu şarkılar çocuk şarkıları da olabilir. Bu sayede anne bebeği ile etkileşimde bulunma şansı da yakalar. Müzik listeleri oluşturulurken eğlenceli şarkıların ağırlıkta bulunması, müziğin rahatlatıcı etkisinin daha çok hissedilmesine yardımcı olacaktır.

Anne adayının favori şarkılarının da bu listede bulunması son derece önemlidir. Kendi hayatlarından bir parça hissetmeleri için bu müzik listelerine kendi sevdikleri şarkılar da eklenmelidir. BU şarkılar bebeğin de duygularını harekete geçirecek ve anne ile daha doğmadan iletişim kurmuş olacaktır. Sevilen şarkılar arasında kendi listesini oluşturması, annenin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olacaktır.

Doğumdan Hemen Önce Dinlenecek Müzik Türleri

Doğum esnasında veya doğumdan hemen önce annenin güçlü duygularını uyandırmak son derece önemlidir. Bu nedenle bu sırada anneye güçlü ve enerjik müzikler önerilmelidir. BU müzikler annenin doğum esnasında gücünü daha iyi hissetmesine ve kullanmasına da yardımcı olacaktır. Bu müzik türleri çok sesli ve gürültülü olduğu için uygun ses yüksekliğine mutlaka dikkat etmek gerekir. Anneye enerji vermeye çalışırken onu strese sokmamak için uygun bir ses yüksekliği kullanılmalıdır. Doğumdan hemen önce dinlenecek müzik türleri arasında güçlü ve enerjik şarkılar öne çıkar.

Yabancı şarkıların veya enstrümantal müziklerin anneye güç ve enerji vereceği ihtimali yüksektir. Bu nedenle seçim yaparken listede bu şarkılara da ağırlık vermek gerekir. Doğum sonrasında ise annenin rahatlaması için alçak sesle sözsüz müzikler yardımcı olacaktır. Hem bebeğin hem de annenin sağlığı için uygun şarkılar ile bir liste oluşturulması son derece önemlidir. Müziği etkin kullanmak için bu durum gereklidir.

Doğuma Hazırlık İçin Egzersizlerin Yararları

Doğuma hazırlık için egzersizlerin yararları, doğuma hazırlanan anne adayları için doğumu kolaylaştıran ve kasları kuvvetlendiren niteliktedir. Hamilelik süreci boyunca düzenli şekilde sürdürülen egzersizler, kadınların daha rahat şekilde bir hamilelik geçirebilmesini sağlar. Aynı zamanda kadınların daha kolay bir doğum geçirebilmesine de oldukça yardımcı olur. Hamilelik süreci boyunca bir uzman eşliğinde yapılan egzersizler dışında bilinçli şekilde yapılan egzersiz hareketleri de sakatlanma gibi bazı risklere karşı birer önlem niteliğinde olabilecektir.

Pek çok anne olmayı bekleyen kadın, hamilelik dönemlerinde bebeğini sağlıksız bir şekilde etkileyebilecek olan her tür hareketten kaçınır. Bu anlamda anne adaylarının en çok kafasına takılan sorulardan biri de hamileyken yapılan spor hareketlerinin bebeklerini olumsuz şekilde etkileyip etkilemeyeceği konusudur. Bu yüzden yanlış inanışa kapılan pek çok anne adayı da hamileyken spor yapmaktan geri dururlar. Aslında hamileyken yapılan spor egzersizleri, hem bebeğin hem annenin sağlığı için oldukça önemli bir yere sahiptir.

Doğuma Hazırlık İçin Sporun Faydaları

Doğuma hazırlık için sporun faydaları, hamile olan anne adayları için saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Kolay bir doğum geçirilmesi açısından da sporun önemli oldukça fazladır. Buna göre doğuma hazırlık için yapılan spor egzersizlerinin faydaları şu şekilde sıralanabilir: 

  • Vücudun şekil bozukluklarını giderebilir.
  • Anne adaylarının hem düzenli hem de doğru kilo alabilmesine yardımcı olur.
  • Anne adaylarının metabolizmasını düzene sokar.
  • Sırt ve bel ağrılarını azaltabilir.
  • Doğumu çok kolaylaştırır.
  • Anne adaylarının kendini daha dinç bir şekilde hissedebilmesini sağlar.
  • Hamilelikte meydana gelen ödem ve şişlikleri azaltır.
  • Hamileliğe bağlı şekilde gelişen çatlakları engeller.
  • Doğum sonrasındaki süreçte vücudun daha kolay ve hızlı bir biçimde toparlanabilmesini sağlar.
  • Hamilelik diyabetine karşı bir koruma sağlar.
  • Uyku düzenini sağlayarak uykuya dalmayı kolaylaştırır.
  • Lohusalık ve hamilelik dönemlerinde depresyona girmeyi engeller.

Hamilelerin Spor Yaparken Dikkat Etmesi Gerekenler

Hamilelerin spor yaparken dikkat etmesi gerekenler, anne adaylarının ve bebeklerinin sağlıkları açısından önemlidir. Hamilelik sürecinde yapılan egzersizlerde çok fazla şeye dikkat edilmesi gerekiyor. Seçilen egzersiz türüne, giyilen kıyafetlere, nabız oranlarına ve daha pek çok unsura hamilelik döneminde spor yaparken dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bu unsurlar, anne adaylarını ve bebekleri büyün oranda etkileyebiliyor. Bu yüzden anne adaylarının hamileyken spor yapmadan önce kesinlikle doktorlarına danışmaları öneriliyor ve gereken onayı aldıktan sonrasında mümkünse bir eğitmen kontrolünde spor yapmaya başlaması tavsiye ediliyor.

Hamileyken yapılan egzersizler noktasında dikkat edilmesi gereken bir unsur ise aşırı efor harcamayı gerektirmeyen ve düşme, çarpma gibi riskler barındırmayan egzersizlerin seçilmesi gerektiğidir. Hatta bu yüzden genel olarak hamileler için düşük seviyeli aeorobik egzersizleri tavsiye edilir. Anne adaylarının bu egzersizleri yaptıkları zaman çok yorulmaması ve nabızlarının ise 140’ı geçmemesi tavsiye ediliyor. Eğer spor esnasında konuşmanızı engelleyebilecek biçimde nefes nefese durumda kalıyorsanız, o zaman biraz dinlenmeniz ve biraz da temponuzu düşürmeniz gerekiyor, demektir.

Anne Adayları Hangi Durumlarda Egzersizleri Bırakmalıdır?

Anne adayları hangi durumlarda egzersizleri bırakmalıdır? Yukarıda da bahsettiğimiz gibi hamilelik dönemi içerisinde anne adaylarının çok fazla eforsarfetmesini gerektirmeyecek egzersizlere yönelmesi uygun görülüyor. Yine aynı şekilde nefes nefese kalmayacakları ve nabızlarının da çok yükselmeyeceği egzersizleri uygulaması öngörülüyor. Ancak tam olarak hangi durumlarda hamilelerin bu egzersizlere son vermesi gerektiğini bilmek istiyorsanız, bu durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Aşırı yorgunluk,
  • Baygınlık hisleri,
  • Yürümede zorluk,
  • Nefes alımında güçlük,
  • Düzensiz ve hızlı bir şekilde nefes alıp verme,
  • Kısa şekilde soluk alma,
  • Baş ağrıları,
  • Göğüs ağrıları,
  • Karın ağrıları,
  • Mide bulantısı,
  • Bebeğin anne karnındaki hareketlerinde bir azalma durumu,
  • Kasık ağrıları ve kasılmalar,
  • Vajinal bir kanama,
  • Kaslarda zayıflık,
  • Vajinadan sızıntı biçiminde akıntı gelmesi,
  • El ve ayaklarda oluşan ödemler,
  • Vajinadan su gelmesi gibi durumlarda egzersizlere son verilmelidir.

Doğuma Giderken Yanında Alınması Gerekenler

Doğuma giderken yanında alınması gerekenler tüm anne adayları tarafından bilinmeli ve önceden ayarlanmalıdır. Doğum anında panik olacakları için birçok şeyi unutma riski vardır. Bu nedenle doğum çantası hazırlanarak önceden yanına alınması gerekenler bu çantada bulundurulmalıdır. Aksi takdirde doğum gününde bazı sıkıntılar yaşanabilir. Bu sıkıntıların yaşanmasının önlenebilmesi için doğum çantası hazırda bulundurulmalıdır. Dokuz aylık bir maratonun sonunda annenin yanında bulundurması gereken bazı olmazsa olmaz eşyalar bulunur. Bu eşyalar anne ve yenidoğan için fazlasıyla önemli eşyalardır.

Annenin Valizinde Bulundurulması Gerekenler:

– Anne doğumdan hemen sonra bebeğini emzireceği için yakası düğmeli, kolay açılabilen bir pijama almalıdır. Bu pijama doğum başlamadan alınmalı ve annenin beden ölçülerine göre olmalıdır. Anne doğumdan yeni çıkacağı için pijamanın rahat olmasına da dikkat edilmelidir.

– Pijamanın yanı sıra annenin hastanede kolaylıkla yürüyüş yapabileceği ve pijamanın üzerine giyebileceği bir sabahlık çantada mutlaka bulundurulmalıdır. Bu sabahlık annenin rahatlıkla dolaşabilmesini sağlar.

– Yine annenin rahat bir şekilde gezebileceği, ihtiyaçlarını giderebileceği bir terlik hastanede lazım olan eşyalardan biridir. Bu nedenle annenin çantasına mutlaka bir çift terlik eklenmelidir.

– Doğuma giderken yanına alınması gerekenler listesinde yer alması gereken bir diğer şey de emzirme atleti ya da sutyenidir. Annenin hastanede rahatlıkla bebeğini emzirebilmesi için oldukça önemli bir eşyadır. Mutlaka çantasında bulunması gerekir.

– Annenin doğum sonrasında kanamaları olacağı için yanına iki tane ped almasında fayda vardır.

– Doğum sonrası dikişlerini rahatsız etmeyecek bol iç çamaşırları annenin çantasında bulunmalıdır.

– Doğum sonrası vücudun bağışıklığı düşeceği için anne normalden fazla üşüyebilir. Bu nedenle annenin yanına bir çift kalın çorap almasında fayda vardır.

– Saçlarının rahatsız etmemesi için birkaç tane toka bulundurulmalıdır.

– Doğumdan dönüşte giyilebilecek rahat bir kıyafet bulundurulmalıdır.

– Annenin kişisel bakımı için gerekli olan deodorant, ıslak mendil, diş fırçası, dış macunu, peçete, kulak çöpü gibi malzemelere ihtiyaç olabilir. Bunlar da çantaya yerleştirilmelidir.

– Süt pompası

– Annenin sütü fazla akabileceği için bir sutyen pedi bulundurulması gerekir.

– Bu ölümsüz anı kaydetmek için fotoğraf makinesi

– Refakat edecek kişi için kıyafet

– Doktor kontrolleri, doğum takip kartı gibi evraklar

– Nüfus cüzdanı

– Her ihtimale karşı nakit para da bulundurulması gerekir.

Bebeğin Çantasında Bulundurulması Gerekenler

– Doğuma giderken yanına alınması gerekenler anne için önemli olduğu kadar bebek için de önemlidir. Bebek için de ayrı bir çanta hazırlanmalıdır. Yeni doğan için doğum ertesinde giydirmek için iki üç set kıyafet bulunmalıdır.

– Yeni doğanlar için üretilen bebek bezlerden çocuğu bezlemek için birkaç tane çantada bulundurulmalıdır.

– Bebeğin altının temizlenmesi için hassas ve paraben içermeyen ıslak mendil alınmalıdır.

– Bebeğin üşümemesi için iki çift eldiven mutlaka çantada bulundurulmalıdır.

– Doğum kış aylarında ise bebek için mutlaka palto alınmalıdır.

– Kusma ihtimaline karşı omuz mendili çantada bulundurulması gerekenler arasında yer alır.

– Pişik kremi her ihtimale karşı çantada bulunması gerekir.

– Bir iki adet bebek battaniyesi bebeğin sarılması için çantada bulundurulmalıdır.

– Dönüşte annenin bebeği taşıyabilmesi için ana kucağı da yanına alınması gerekenlerden biridir.

– Bebeğin yine üşümemesi ve üşütmemesi için iki çift çorap çantada bulundurulmalıdır. Yeni doğduğu ve kolay hasta olabileceği için bebeğin sıcak tutulması oldukça önemlidir. Bunun için annenin çantasında bebeğin üşüyüp hasta olmaması için gerekli her şeyi bulundurması gerekir.

Doğum Sonrası Sarkmaları Önlemenin Sırları

Hamilelik döneminde kısa zamanda alınan çok kilo, hareketsizlik, oluşan ödevler ve diğer durumlar anne adaylarında kısa sürede irileşme oluşturabilir. Doğum sonrasında ise plasenta ve bebeğin rahimden direkt olarak çıkması kısa sürede annenin çok kilo kaybetmesine ve bazı fiziksel problemlerine yol açar. Doğum sonrası sarkmaları önlemenin sırları bu yazıda sizlerle.

Doğum Sonrası Sarkmalar

Doğum sırasında annelerde, bebeğin, bebeğin kesesinin ve rahim içindeki diğer maddelerin birden boşalması dolayısıyla büyük oranda sarkma meydana gelir. Bu sarkmalar, kadının gebelik süresince kendine aldığı kilolardan oluşmaktadır.

Doğum sonrasında sarkmalar dediğimiz annenin kalan kiloları, hamilelik döneminde hareketsizlikten, az sıvı ve çok yemek tüketiminden kaynaklı olan kilolardır.

Doğum Sonrası Sarkma Herkeste Olur Mu?

Doğum sonrası sarkma herkeste olur mu? Bu sorunu cevabı hayır. Sarkmalar genelde hamilelikten önce de spor hayatı olmayan, çok su tüketmeyen kişilerde daha çok görülür.

Hamilelikten önceki dönemde az çok spor geçmişi olup da yediğine dikkat eden kişilerde genelde sarkma görünmez. Çünkü bu kişiler zamanında spor yaparak vücut derisini ve vücut kaslarını sıkılaştırmış olan kişilerdir. Ayrıca bu kişiler, hamilelik döneminde de hamile pilatesi ve egzersizi yaparak ayrıca yiyeceklerine dikkat ederek sıkılıklarını koruyabilirler.

Doğum Sonrası Sarkmalar Engellenebilir

Hamilelik döneminden önce yediğinize ve sporunuza dikkat etmeyen biriydiniz fakat doğum sonrasında yine de sarkmalarla karşılaşmak istemiyor musunuz? Eğer böyle bir şey istiyorsanız düşük miktarda gerçekleşme imkanının olduğunu söyleyebiliriz. Hamilelik döneminde diyetisyenle işbirliği içinde size özel olan yeme listesini hazırlayabilirsiniz. Bu yemek listesi dahilinde almanız gereken kalori ihtiyacını bilir ve buna göre tüketim yaparsınız.

Ayrıca hamilelik döneminde spor yapmanız da derinizin genişlerken de sıkılaşmasına ve kas kütlenizi korumanıza yardımcı olur. Bu durumlar da çok kilo almanızı engeller. Bu sebeple hamilelik döneminde egzersizi ihmal etmemelisiniz.

Doğum sonrası sarkmalar engellenebilir sarkmalardandır. Bunların önüne geçmek için fastfood tüketiminden kaçınmalı, mümkün olduğunca yaş ve kuru meyveler yemeli ve günde en az 3 litre su tüketmelisiniz. Bu etkenler de sarkmalara karşı birebirdir.

Hamilelik Çatlakları

Hamilelik çatlakları, hamilelik dönemizin altıncı veya yedinci aylarında başlayarak dokuzuncu aya kadar gelişir. Genellikle, mide, göğüs, kalça çevresi ve basenlerde meydana gelen bu pembemsi çizgiler, hızlı kilo almanın baskısı nedeniyle hamilelik sırasında cildin kollejan ve elastin dediğimiz cildi gergin tutan lifler üzerinde meydana gelir. İlk oluştuğu sıralarda giderilmesi oldukça kolaydır ancak çizgiler beyaza dönmeye başladıktan sonra giderilmesi daha zor olur.

Bazı dermatologlara göre bu çizgiler çoğunlukla genetiğinize bağlı diyor. Yani, anne veya anneanneniz hamilelik sırasında bu çatlakları yaşadıysa, sizin de yaşama olasılığınız da yüksek. Bu ipucu sayesinde hamilelik sırasında yaşayacağınız çatlakların sürpriz olmaması daha olası.

Doğum Çatlakları İçin Bol Su Tüketin                                  

Doğum çatlakları için bol bol su tüketin. Günlük ihtiyacınız kadar su tüketmek, cildinizi nemli ve yumuşak tutmaya yardımcı olur. Yumuşak ciltler kuru ciltler kadar çabuk çatlamazlar. Kadınların günlük tüketmesi gereken su miktarı en az 72 gramdır.

Kahve, çay ve kola gibi kafein oranı yüksek içecekler cildinizde çatlak oluşturma riskini daha yüksek tutacaktır. Eğer bu tip içeceklerden uzak kalmakta zorlanıyorsanız, günlük su tüketiminizi arttırın ve bit çayı gibi sıvılarla vücut sıvınızı dengelediğinizden emin olun.

Doğum Çatlaklarından Kurtulmak İçin Zengin Besinler Tüketmeye Özen Gösterin

Vücudunuzun bazı gölgeleri, eksik kaldığı besinlere bağlı olarak çatlaklar meydana getirebilir. Buna bağlı olarak doğum çatlaklarından kurtulmak için zengin besinler tüketmeye özen gösterin.Hamileliğiniz sırasında karbonhidrat değeri yüksek ama vitamin açısından fakir yiyecekler tüketmek yerine, kontrollü olarak yüksek besin değerleri olan yiyecekler tüketmeniz daha iyi olur. Bazı besinler cilt sağlığını yüksek tutmak için doğrudan yardımcı olabilir. Bunlar için başta C vitamini, D vitamini, E vitamini, çinko ve protein değerleri yüksek olan besinler tüketmek çatlaklardan korunmanın etkili bir yoludur.

 Doğum Çatlaklarının İlk Üç Aylık Dönemi

Hamilelik testinizin pozitif çıkmasından itibaren, çatlakların gelişmesi muhtemel olan göbek, bel, göğüs ve kalçalarınızı nemli tutmaya özen gösterin.Doğum çatlakları ilk üç aylık dönemde kendini göstermeye başlar. Çatlak izleri, cildin yüzeyinin hemen altında bulunan liflerin hızlı kilo alma nedeniyle basınca bağlı olmasına bağlı oluşacağından erken tedbir almanız faydalı olur. Nemlendiriciler sayesinde genişlemeye başlayan vücudunuzun yırtılma olasılığı da nispeten azalır.

Sabahları, kalıcı nemlendirme sağlayan zengin içerikli bir krem sürün. Özellikle E vitamini içeren kremler bu konuda etkilidir. Cildinizi bu çatlaklara maruz bırakmamanın diğer yolu da doktor tavsiyesi üzerine çıkmadan yediklerinize özen göstermedir.

Doğum Çatlakları Doğumdan Sonra Devam Eder mi?

Doğum çatlakları doğumdan sonra da görülmeye devam eder. Yara izleri yumuşak cilt üzerinde daha belirgindir, bu yüzden sıkılaştırıcı bir serum eklemenin zamanı gelmiştir. Emzirme döneminde kullanımı güvenli olan ve cilt sıkılaştırma etkisi sunan doğal bileşik içeren kremleri tercih edin.

Doğumdan sonra , çatlaklar genellikle hafif, gümüş bir renk tonuna dönüşür ve zaman içinde neredeyse hiç fark edilmeyebilir. Ancak hala görünüşlerinden memnun değilseniz, bir dermatologdan yardım alabilirsiniz. Çatlaklarınızın görünümünü en aza indirmek için Reçeteli Retin-A veya Renova kremleri bulunur.

Doğum Çatlaklarından Kurtulmanın Alternatif Yolları

Topikal tedaviler çatlaklarınızı iyileştirmek için işe yaramıyorsa, emzirirken bile bir dizi lazerli tedavi güvenli ve etkili bir tedavidir ama size biraz maliyetli olabilir. Bu doğum çatlaklarından kurtulmanın alternatif bir yoludur.

Doğum Sonrası Sağlıklı Kilo Vermek

Doğum sonrası sağlıklı kilo vermek için henüz yeni doğan bebeğin ağırlığı önemlidir. Dünyaya yeni gelmiş bir bebeğin genel olarak (2,25 ila 4,50 kg arasında), amniyotik sıvı ve de plasentanın ağırlığı da hesaplanarak bir çok gebe hanım doğum sırasında 5,5 kilogram ‘a yakın yitik sağlar. Gebelikte alınan yaklaşık kilonun 10 ile 15 kilo içinde değiştiği düşünülecek olursa bu sağlıklı bir başlangıçtır.

Geri kalan kiloları vermek ve tekrar forma girmek için yapabileceğiniz bir oldukça şey bulunmakta ki bu yazımızda siz değerli okuyuculara bu durumlardan bahsedeceğim.

Vücudunuz az bir zaman evvel yeni bir hayat oluşmasına imkan verdi. Bu durumun olabilmesi içinse vücudunuz süreçte çok kulu ve farklı görevleri üzerine aldı. “Vücudunuzu hamilelikten önceki haline getirmeye” değil de (aslına bakarsak eski vücudunuz hiç bir yere gitmedi !), sıhhatli ve mutlu olmaya odaklanın. Gerisini diyetisyeninizle beraber aslına bakarsanız halledeceksiniz.

Doğum Sonrası Kilo Verme Hedefiniz Ne Olmalı?

Doğum sonrası kilo verme hedefiniz ne olmalı sorusuna cevap olarak doğum yaptıktan sonra az az zaten kilogram vereceksiniz. Diyetisyeniniz ve doktorunuzla beraber güvenilir ve makul bir hedef belirleyerek bu dönemi hızlandırmak isteyebilirsiniz. Asıl olarak altın kural, haftada 0.5 kilogramdan daha fazla vermemektir.

– Bazı anneler bebekleri daha 6 aylık olduğunda aldığı tüm kilolarını normal düzeyde vermiş olur. Bu kilo vermenin gerçek olabilmesi için hamilelik başlangıç kilosu fazlasıyla önemlidir. Ayrıca zayıflama maceranızı etkileyen birçok madde bulunmakta. Bunlar;

– Yaşımız 25 olduktan sonra metabolizmamız giderek hızının yavaşlamakta

– Uyguladığınız diyet ( Hızlı kilogram vermek için meydana getirilen rejimler sonunda size pahalıya patlar.

– Fiziksel yaptığımız aktivite düzeyimiz ciddi rol oynar. ( Ne kadar fazla hareket etmiş olursanız o kadar da kalori yakarsınız. Bunu ihmal etmeyin! )

– Genetik yapı, ayrıca hamilelik esnasında 15 kilodan fazla aldıysanız sıhhatli bir halde eski kilonuza geri dönmenizin daha uzun zaman alabileceğini ihmal etmeyin.

Emzirirken Kilo Vermek Doğru Mudur?

Emzirirken kilo vermek doğru mudur sorusunun cevabı eğer gebelik sırasında çok fazla kilo almışsanız, kilo vermenizde sakınca yok. Diğer taraftan eğer 10 kg civarında bir kilo alımıyla beraber gebelik sonlandırılsa da mutlaka bir uzmana danışmakta büyük fayda olacaktır. Her şey bir yana doğumdan sonrasında kilo verme zor olmayacaktır. Bunun sizin korkulu rüyanız bulunmasına izin vermeyin!

Birçok yeni annenin de deneyimlediği üzere, istemeden dahi olmuş olsa da emzirirken annenin vücudu zaten kilo verme sürecine girer. Bunun en büyük ve başlıca nedeni ise; göğsünüzün ne kadar süt ürettiğine bağlı kalınarak emzirmenin günde genel bir ortalama ile 500 kaloriye yakın bir oranla sağlamasıdır. Ayrıca emziren anne rahmini (ve doğum sonrası oluşan göbeğini) giderek küçülmesine destek olan vücuttaki hormonların salgıladığı etki ile tetiklenir. Ne yazık ki, duymuş olduklarınızın aksine emzirirken yedekte fazladan 10-15 kg tutmanıza gerek yoktur. Emzirmeyi bıraktığınız vakit vücudunuzun meydana getirecek daha azca işi olur ve buda emzirirken yaktığınızdan daha az kalori yakacağınız anlama gelir Bununla birlikte, sütten kesilmenin natürel olarak iştahınızı kestiğini ayrım edebileceksiniz.

Bu esnada aktivite düzeyinizi çoğaltmak sizi daha serbest ve huzurlu hissettirecektir. Bu neden ile anne, emzirmeyi bıraktığı an itibari ile verdiği kiloları geri alır mıyım gibi fazla kaygılanmaya gerek yok. Yaşam tarzındaki değişimler metabolizmanızı etken tutmaya yardımcı olabilir.

Kadınlarda Doğum Belirtileri

Bir kadın sürecinin nasıl ilerleyeceğini vene kadar süreceğini bilmenin bir yolu olmasa da bu süreçten çekinmek ve bununla ilişkili yaşayacağı acıdan dolayı kaygılanması olağan bir durumdur. Kadınların acılı doğum hikayeleri meşhurdur.

Doğum Belirtilerinin Aşamaları Nelerdir?

Doğum belirtilerinin aşamaları 3 şekilde gerçekleşir

İlk aşamada kasılmalarınız artar ve serviks açılmaya başlar. Bu genellikle en uzun aşamadır.

İkinci aşama da serviks tamamen açıkken doğumun başladığı işaretini verir.  Bu, kasılmalarınızla iterek bebeğinizin vajinadan geçmesine yardımcı olduğunuz doğumun bir parçasıdır.

Üçüncü aşamada  rahim, plasenta vajina yoluyla dışarı çıkararak bebeğinizin doğumunu sonlandıran son evreyi gerçekleştirir.

Doğum Belirtilerinin Evreleri

Doğumun belirtilerinin evreleri kişiden kişiye değişir. Ne zaman gerçekleşeceğini, hastaneye ne kadar sürede gidebileceğinizi, eşinizin erken doğum belirtileri gösterdiğini kesin olarak bilmeniz harika olurdu ama ne yazık ki bu evreler çoğu zaman sürpriz olur. Tabi bunun için rutin muayeneleri aksatmamanız önemli bir kaide. Bu sayede bebeğin gelişimi ve doğumun gerçekleşeceği zaman için nispeten bilgi sahibi olabilir ve bu duruma göre hareket edebilirsiniz.

Ancak, aşağıda sıralanmış 10 doğum belirtisi çoğunluk için geçerli olsa da semptomlarının sizde gerçekleşmemesi olağan dışı bir durum olduğu konusunda sizi endişelendirmesin.

Hafiflik Hissi, Doğumun Bir İşaretidir

Dokuz ay boyunca ağırlığını karnınızda hissettiğiniz bebeğinizin ağırlığı doğum yaklaştıkça şaşırtıcı şekilde azalır. Bu aslında bebeğin rahim ağzına düşmesinden kaynaklanan bir hafifliktir. Pek çok kadında diyafram üzerinde ağrıya neden olan baskıdan kurtulmasını ve hafiflik hissi yaratmasını sağlar.

Seviksin Genişlemesi

Rahim boğazı genişlemesi sizi doğuma hazırlamasından dolayı olur. Doğumdan günler önce genişlemeye ve incelmeye başlar. Hamilelik dönemi süresince yaptırmış olduğunuz muayenenizde gelişmeler izlenir ve durumun olağan gelişi takip edilir. Böylece sürpriz doğum riski de en aza indirgenir.

Sırt Ağrıları ve Kramplar

Özellikle bu ilk hamileliğiniz ise, doğum yaklaştıkça bel ve kasıklarınızda şiddetli kasılmalar ve ağrılar hissedebilirsiniz. Vücudunuz doğum için hazırlanırken kaslarınız ve eklemleriniz gerilir.

Eklemlerinizin Gevşediğinizi Hissedersiniz

Hamileliğiniz boyunca relaksin isimli bir hormon bağlarınızı biraz gevşetir. Özellikle hamileliğinizin ilk üç aylık dönemlerinizdeki olası sakarlıkların sebebi bu olabilir. Doğumun yaklaşmasıyla tavan yapan bir gevşeme hissedersiniz.

Su Kesilmesi

Amniyotik denen bir sıvı ile çevrili olan fetüs, uterusunda büyür ve genişler. Sıvı koruyucuların bu koruyucu kesesi dolduğunda bazı kadınlardan su gelirken diğerleri için nispeten yavaş bir damlama olur.

“Kanlı gösteri” olarak adlandırılan bu akıntıya, hamilelik sırasında serviksi (uterusa açılan) engelleyen bir mukoza tıkacının salınması neden olur. Mukoza tıkacı serviks doğumun ilk aşamasında genişlemeye veya açılmaya başladığında gevşer.

Yoğun Görülen İshal

Rahiminizdeki kasların doğum hazırlığında gevşemesi gibi, vücudunuzdaki diğer kaslar da (rektumdakiler de dahil olmak üzere) ishale, hamilelik sırasında başka zamanlarda iyi hissettiğiniz sinir bozucu doğum belirtisine yol açabilir

Enerji Patlaması

Bazı anneler doğum öncesinde süper enerjik olabilir ama genel olarak sıkıştırılmış mesaneniz ve diğer organlarınızla birlikte, hamileliğin son günlerinde ve haftalarında iyi bir gece uykusu almayı zorlaştırabilir. Bu yüzden bu yastıkları yığın ve mümkünse şekerleme yapın.

Vajinal Akıntı Renk ve Tutarlılık Değiştirir

Doğumdan önceki son günlerde, muhtemelen artan veya kalınlaşmış vajinal akıntı görebilirsiniz. Bu kalınlaşmış, pembemsi akıntıya kanlı işaret denir ve doğumun yakın olduğunu gösteren iyi bir işarettir.

Erken Doğum Belirtileri

Doğum yapmak her kadın için farklı olacaktır, ancak doğuma başladığınızın ana işaretleri büyük olasılıkla güçlü, düzenli kasılmalar olur. Hamileliğiniz sırasında serviksinizde bir mukus tıkacı oturur. Bu mukus, serviksin açılmaya başladığına bir işarettir ve erken doğum belirtisi olabilir.

Ayrıntılı Ultrason Hakkında Bilgi

Anne adayları için bebeklerini takip etmek oldukça önemlidir. Bebeklerin takibinin belirli aralıklarla yapılması meydana gelecek olası bir sorunun da önüne geçecektir. Bu nedenle ayrıntılı ultrason her gebelik için mutlaka uygulanmalıdır. Bebekler hakkında her durumun tespit edilmesini sağlayan bu ultrason tipi anne adaylarının kafasındaki soru işaretlerini de giderir. Bu nedenle ayrıntılı ultrason hakkında bilgi hemen her anne adayı için çok önemlidir.

Bebeklerin hayatını tehlikeye sokacak bazı sorunlar gebelik döneminde yaşanabilir. Bu durumun engellenmesi için de sorunların erken tespit edilmesi gerekir. Anne karnında bu sorunların tespit edilmesini sağlayan ayrıntılı ultrason, her dönemde bebeklerin sağlığını korur. Özellikle gebelikte bir risk faktörü varsa bu ultrason şekli  ile kısa sürede tespit edilir ve tedaviler de yapılır. Ayrıntılı ultrason muayenesi asla ihmal edilmemelidir. Yoksa hem annede hem de bebekte sağlık sorunları meydana gelir ve anlaşılması zor olur.

Ayrıntılı ultrason ne zaman bakılır?

Her gebelikte bu ultrason muayenesinin zamanı farklıdır. Fakat belirli aralıklarla yapılması doktorlar tarafından önerilir. Bu ultrason yöntemi ile ilerleyen dönemdeki gebeliklerde bebeklerin dolaşım sistemleri bile incelenebilir. Bu kadar ayrıntılı bilgi vermesi, bebeklerin sağlığı hakkında yeterli bilgiye sahip olmayı da sağlar. Eğer bebeğin dünyaya gelmesi ile ilgili bir sorun varsa, uzmanlar tarafından bu ultrason detaylı olarak bakılı ve buna göre karar verilir. Ayrıntılı ultrason ne zaman bakılır sorusunun cevabı her gebeliğe göre değişir.

Özellikle gebeliğin son dönemlerinde bebeğin dünyaya geliş şekline karar vermek için de bu yöntem uygulanır. Bebeğin sezaryenle mi yoksa normal doğumla mı dünyaya geleceği bu ultrasondaki görüntüye göre karar verilir. Bu ultrason yöntemi ile bebeğin hangi oranlarının gelişip gelişmediği de anlaşılır. Özellikle gebeliğin yaklaşık  12. Haftasında ilk ayrıntılı ultrason muayenesinin yapılması gerekir. Sonraki ultrason takipleri bebeğin ve annenin sağlığına göre değişir. Eğer bebekte bir gelişim geriliği şüphesi varsa bu muayene daha erken de yapılabilir. Diğer muayene ise yaklaşık 20. Haftalarda yapılır fakat yine bu durum gebeliklere göre değişir. Normalde 23. Haftadan sonra çok da gerekmez fakat gebeliğin riskine göre de bu durum farklılaşabilir. Annelerin endişelerinin giderilmesi için en uygun yöntem olan ayrıntılı ultrason, bebeklerin sağlığı için son derece önemlidir.

Ayrıntılı Ultrason Zararlı mı?

Ultrason çalışma prensibi ile bebeğinize de size de zarar vermez. Bu nedenle gebeliğin her döneminde sağlıklı bir şekilde yapılabilir. Ultrason yönteminde ışınlar da kullanılmadığı için en güvenilir yöntemlerden bir tanesi olarak görülür. Ayrıntılı ultrason zararlı mı sorusu annelerin kafasını kurcalasa ad bu durumun hiçbir zararının bulunmadığı uzmanlar tarafından kanıtlanmıştır. Özellikle gebeliğin son zamanlarında annelerin şüphelenmesine neden olan bu durum, anne ve bebek sağlığı açısından çok önemlidir.

İlk dönemki ayrıntılı ultrason muayenesinde gebelik ile ilgili önemli verilere sahip olunur. Gebelik kesesinde veya bebekte bir sorun olup olmadığı belirlenir. Sonraki dönemlerde bebeğin gelişiminde bir sorun olup olmadığı  da bu ultrason yöntemi ile belirlenir. Doktorlar tarafından yorumlanan ayrıntılı ultrason ile bebeğinizin tüm organları da gözden geçirilir. Bebek ile ilgili verilecek bir karar varsa bu ultrason görüntüleri son derece önem taşır. Bebeğinizin kalp atışı sizlere sağlık konusunda bilgi verse de ayrıntılı ultrason kalpteki gelişimi her detayıyla inceler. Bu nedenle gebelik süresince en az 2 kere yapılması son derece önemlidir. Bu ayrıntılı ultrason işlemi doktor tarafından daha sık istenebilir. Bu durum sizi korkutmamalıdır. Doktorun önerdiği bu işlem vücudun hiçbir bölümüne zarar vermediği için son derece güvenlidir.