Gebelikte Bel Ağrısı Nedenleri

Hamilelikte bel ağrısı, gebelik sürecinde ortaya çıkan diğer rahatsızlıklardan biridir. En sık görülen bel ağrıları da özellikle gebeliğin son aylarında daha sık görülür. Böylece hamilelik sürecini daha da zorlaştırır. Gebeliğin son aylarında artan bel ağrıları, doğumdan sonra tamamen kaybolur. Fakat bazı özellikleri nedeniyle, gebelikteki bel ağrısını önemli olarak karşımıza çıkar. Vitamin eksikliği ya da hastada kronik şekilde ilerleyen bir yatma süreci ile hamilelik dönemi geçirilebilir. Bu nedenle kişiden kişiye değişen bir yol haritası çizer diyebiliriz.

Gebelikte Bel Ağrılarının Nedenleri Neler?

Hamilelikte bel ağrısı gebelikte en sık karşılaşılan leğen kemiği çevresinde ya da bel bölgesinde oluşan bir ağrıdır. Kas ve eklemlerin gerilimi nedeniyle veya gevşemesine bağlı gelişebilir. Hamilelik döneminde, çeşitli nedenlerden; hormonal, damarsal vb. sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir.  Araştırmalara göre, hamilelik döneminde gelişen bel ağrılarının vücut değişimleriyle alakalı olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca kısa sürede ve hızlı şekilde alınan kilolarda neden olabilir.

Hamilelikte bel ağrısı durumuna; karın ve sırt kasları arasındaki dengesizlik veya büyümüş rahmin ağırlığı da direkt olarak çeşitli ağrılara ortam hazırlayabilir. Ayrıca gebelik döneminde, relaksin hormonu ve östrojen, progesteron serum seviyelerinde de artış görülür.  Relaksin artışı eklem gevşemesine yol açar, östrojen seviyesi ise relaksinin etkisini artırır. Böylece ekstra bel ağrıları gelişir. Büyüyen rahmin damarlara baskı yapması sonucu da ağrı ortaya çıkabilir. 

Hamilelikte Bel Ağrısını Hafifletmek İçin Neler Yapılabilir?

Hamilelikte bel ağrısı şikayetlerini azaltmak için yapmanız önerilen şeyler şöyledir:

• Relaksin hormon salgılanması bazı kişilerde daha fazla olabilir, bu hormon bu bölgelerdeki ağrıyı da artırır. Hamilelik dönemini de, daha rahat geçirmek için, gereğinden fazla kilo almamaya özen gösterebilirsiniz.

• Yeterli oranda D vitamini ve kalsiyum almanız önem taşır.

• Sık sık yürüyüş yapmanız da önemlidir.

• Kaslardaki yoğunluğu hafifletmek adına, vücudunuzun düzgün duruş şeklini korumaya özen gösterebilirsiniz.

• Otururken sık sık pozisyon değiştirebilir ve dik durumunda oturmaya çalışabilirsiniz.

• Sandalyede otururken, bel yastığı kullanabilirsiniz.

• Geceleri ağrı artıyorsa, sırt üstü yatmak yerine; yan yatabilir ve karnınızı yastıkla destekleyebilirsiniz.

• Kalça ve belinizi yoracak hareketlerden ise özellikle kaçınmanız önerilir.

• Uzun süre ayakta hareketsiz kalmaktan ve aynı zamanda uzun süre oturmaktan kaçınmalısınız.

• Ayakta durma sırasında bir ayağınızın altına basamak koyabilir ve böylece kaslarınızı gevşetebilirsiniz.

• Solunum, gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz.

• Yüksek topuklu ayakkabılardan özellikle kaçının.

• Gün içerisinde sık sık dinlenmeniz ve günde birkaç defa 20 dakikayı geçmeyecek şekilde; soğuk veya sıcak uygulamalar yapmanız önerilir.

Hamilelikte Bebeğin Kilo Almasını Sağlayan Besinler

Hamilelikte bebeğin kilo almasını sağlayan besinler protein açısından zengin olan ve besin değeri yüksek olan gıdalardır. Gebelikte çok beslenmenin bebeğin kilo almasını arttırdığına dair yaygın bir kanı bulunur. Ancak uzmanlar bunun aksine çok faza beslenmenin annenin kilo almasına neden olarak gebelikte bazı risklerin meydana gelmesi gibi faktörler oluşacağını söyler. Bu nedenle yeterli ve dengeli beslenmek ve günlük kalori miktarından fazlasını almak gebelik döneminde çok istenen bir durum değildir.  Bebeğin kilo alması için annenin sağlıklı besinlere yönelmesi daha doğru olur. İki kişilik beslenmek doğru bir yaklaşım olmadığı gibi erken doğum riskini de arttırır. Ayrıca anne için fazla kilo alımı sezaryen doğum gibi doğal yoldan olmayan doğumların artmasına neden olur.

Protein Kaynaklı Besinler

Gebelik döneminde protein kaynaklı besinler tüketmek bebeğin sağlıklı gelişimi için oldukçça önemlidir. Özellikle bebeklerin beyin gelişimi açısından et ve et ürünlerini tüketmek oldukçça önemlidir. Hayvansal proteinin yanı sıra bitkisel protein kaynaklarından da faydalanmak önemlidir. Kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek gibi kuru baklagillerin öğünlerde tüketilmesi önemlidir.

Bebeklerin hücre yapısının gelişmesinde ve bebeklerin büyümesinde protein çok önemlidir. Gebeliğin ikinci ve üçüncü evrelerinde bebekler hızlı bir büyüme içerisine girer. Tam da bu dönemde protein alımının günlük olarak arttırılması önemlidir. Gebelik döneminin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için normal bir gebenin günde 75 ile 100 gram arasında protein alımı gerçekleştirmesi gereklidir. Ayrıca protein eksikliği anne adayının halsizlik ve baş dönmesi gibi problemler yaşamasına neden olabilir. Sık sık hasta olma ve kaslarda güçsüzlük gibi etkenler de anne adayının yetersiz protein aldığının göstergesidir.  Protein kaynaklı besinler tüketilirken eğer hayvansal gıdalar tüketmek istemezseniz mutlaka bitkisel kaynaklı proteinlerden tüketmek gereklidir. Bu dönemde kinoa gibi bitkisel protein kaynaklarından tüketebilirsiniz. Ayrıca hamilelik döneminde çiftlikte üretilen tavukların ve balıkların tüketimini minimuma indirmek doğru olur. Hormonsal anlamda problemli olan bu besinler sağlığa ve bebeğe de zararlıdır.

Gebelikte Tüketilmesi Faydalı olan Besinler

Bebeklerin gelişimi için tüketilmesi gereken besinler arasında ilk sırayı kuru yemişler alır. Özellikle bebeklerde beyin gelişimini olumlu yönde etkileyen ceviz, fındık, Antep fıstığı gibi besinleri sık sık öğünlerinize koymak gereklidir. Bu besinleri ara öğünlerinizde porsiyon kontrolü yaparak tüketebileceğiniz gibi salatalarınıza da ekleyebilir besinlerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Gebelikte tüketilmesi faydalı olan besinler arasında bir diğer önemli olanı da süt ve süt ürünleridir. Bebeklerin kas ve iskelet sistemlerinin sağlıklı olmasında, kemiklerinin güçlü olmasında etkili olan süt ürünlerini gebelerin tüketmesi bebekler için önemlidir. Gebelikte avokado tüketimi de bebek sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Özellikle bebeklerin beyin gelişimini doğrudan etkiler. Yeşil yapraklı sebzelerin gebelik döneminde her öğünde mutlaka bulunması gerekir. Bu durum annenin kilo kontrolünü sağladığı gibi bebeğin de gelişimini olumlu yönde etkiler. Özellikle kış aylarında yoğunlukla bulunan ıspanak, pazı, tere, roka, dereotu gibi besinleri salatalarınızda zevkle tüketebilirsiniz. Ayrıca gebelik döneminde kabak çekirdeği tüketimini arttırarak almanız gereken magnezyum ve demiri bu besinden alabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra gebelikte tüketilmesi faydalı olan besinler düzeni tüketimi ile faydasını üst düzeyde sağlar. Eğer düzenli beslenmezseniz gebelik döneminde sağlık problemleri yaşamanız mümkündür.

Hamilelikte Bacak Krampları İçin Neler Yapılabilir?

Hamilelikte bacak krampları nüksedebilir. Gebelik esnasında anne adayının sıkıntı çektiği, birçok fiziksel zorluktan biridir. Bacak krampları gebelik sürecinde ortaya çıkan en sık yaşanan rahatsızlıklardan biri denilebilir. Özellikle hamileliğin son aylarında daha da artabilir ve kramp ağrıları oluşabilir. Bu durum ise anne adayını oldukça zorlar. Krampların nedeni belli değildir, fakat genel olarak; kalsiyum ve magnezyum eksikliğinden kaynaklandığı düşünülür. Ayrıca gebelik döneminde iyonlar, plasenta ve fetüste toplanır. Böylece damar içi sıvı miktarı artar, annenin kanındaki magnezyum oranı düşer. Bu durumda ise ihtiyaç duyulan magnezyum miktarı daha da artar. Sadece besinle karşılanabilir ya da vitamin takviyesi yapılabilir.

Magnezyum ve kalsiyum desteği Hamilelikte bacak krampları tedavisi için önemli diyebiliriz. Aynı zamanda uygun vitamin desteği de alabilirsiniz. Ayrıca büyüyen uterus toplardamar sisteminde baskı yaratır, bunun sonucunda ise dolaşım problemleri meydana gelir.  Yorulma, fazla ayakta kalma-oturma ve fazla kilolar, varisler vb. sebeplerde bacak kramplarına neden olabilir.

Kramp Olduğunda Ne Yapmalı?

Kramplar için kalça ve bacak kaslarınızı gerecek spor ve egzersiz çeşitlerini yapmak için çabalayabilirsiniz. Ayrıca bacak ve baldır kaslarınızı da esneterek gevşetmeye çalışabilirsiniz. Hafif bir masaj ile de kramp ağrısını önleyebilirsiniz. Ya da baldır üzerine sıcak bir havlu ile baskı uygulayabilirsiniz.

Hamilelikte Kramplar İçin Tavsiyeler

Hamilelikte bacak krampları için bazı yöntemler uygulayabilir ve bu durumun önüne geçebilirsiniz. Genel olarak gebelik, kadınların kas fonksiyonlarını olumsuz etkileyen bir dönemdir.

Bu nedenle olumsuz durumları etkili etkenler ile hafifletmeye çalışabilirsiniz. Kramplar hayati bir tehlike oluşturmaz fakat rahatsız edici bir durumdur.

Krampları önlemek için;

• Kalsiyum içeren zengin gıdaları ile beslenebilirsiniz.

• Düzenli bir şekilde egzersiz ve yürüyüş yapabilirsiniz.

• Uzun süre boyunca; oturmaktan ya da ayakta kalmaktan ve yürümekten kaçınmanız önerilir.

• Dinlenirken özellikle ayaklarınızı yüksekte tutabilirsiniz.

• Varisi olanlar varis çorabı giyebilir.

• Yüksek topuklu ayakkabılar yerine, rahat ayakkabıları tercih edebilirsiniz.

• Uyumadan önce mutlaka ılık bir duş alabilirsiniz.

• Ayrıca gece yatmadan önce; baldır ve bacak kaslarınızı gerebilir, sol tarafınızda yatmaya özen gösterebilirsiniz.

• Aşırı kilo alımından kaçınabilir ve hamilelere özel pilates ya da yoga gibi egzersizler yapabilirsiniz.  

Hamilelikte Ayakkabı Seçimi Hakkında Bilgi

Hamilelik sürecinde anne adayları beslenmeleri ile birlikte giyimlerine de oldukça dikkat ederler. Özellikle de ayakkabı tercihleri onlar için oldukça önemlidir. Peki, hamilelikte ayakkabı seçimi nasıl olmalı? Bu sorunun cevabını yazımızda sizler için derledik.

Hamileliğin son evrelerinde artık ayaklarda ve bileklerden şişmeler oluşur. Bu sebepten dolayı anne adayları ayakkabı seçerken oldukça dikkatli olmalıdırlar. Onları rahatsız edecek ve konforsuz olan ayakkabılardan uzak durmaları en iyisidir. Hamileliğin 6. Ayından sonra ayaklardaki basınç artış gösterir. Aynı zamanda damarlar genişler ve vücut bu bölgede su toplar. Bebeğin de verdiği ağırlık ile artık topuklu ayakkabı giymek imkânsız hale gelir de diyebiliriz. Bu süreçte öncelikle uzak durmanız gereken ayakkabı modellerini sizler için sıralayacağız. Ardından anne adayları için en uygun olan ayakkabı modelleri neymiş, birlikte bakacağız.

Hamilelikte Uzak Durulması Gereken Ayakkabı Modelleri

Hamilelikte uzak durulması gereken ayakkabı modelleri vardır. Hamilelik süresinde ve ilerleyen zamanlarda ayakta durmak bile zorlaşırken topuklu ayakkabılar, ayağı sıkan ve nefes aldırmayan ayakkabılar giyilmesi sağlıklı değildir. Ayrıca dümdüz olan bir babet ayakkabıdan da uzak durulması gerekiyor.

Ayak sağlığı ve giyilebilecek ayakkabı modelleri için doktorunuza da danışarak alışverişinizi yapabilirsiniz. Genel bir düşünce ise kalın ve kısa topuklu ayakkabılar tercih edilmesi ya da rahat ve ortopedik spor ayakkabıların giyilmesi önerilir. Böylece hamilelik sürecinizde ayaklarınızda çok fazla sıkıntı yaşamamanız ve günlük aktivitelerinizi gerçekleştirmeniz kolaylaşır.

Tabanı dümdüz olan bir ayakkabı tercih etmek, ayağınızdaki kan dolaşımının azalmasına neden olur. Bu sebeple düz tabandan uzak durmanız gerekir. Hamilelik sürecinde kullanabileceğiniz en iyi ayakkabı modelleri; hovercraft ve metatars teknolojili ürünlerdir. Bu ayakkabılar ile hem sağlıklı hem de rahat günler geçirebilirsiniz.

Kış aylarında çoğu kadının vazgeçilmezi olan topuklu çizme ve botlardan hamilelik sürecinde uzak durulması tavsiye edilir. Onun yerine daha çok çıt çıtlı ve fermuarlı botlar kullanılabilir.

Hamilelikte Doğru Ayakkabı Seçimi

Hamilelikte doğru ayakkabı seçimi oldukça önem arz eden bir durumdur. Çoğu kadın hamileliklerinin ilk dönemlerinde topuklu ayakkabılardan ve ya rugan, ayağı sıkan ayakkabılardan kullanmaya devam ederler. Ancak ilerleyen süreçlerde vücudun ağırlaşması ve ayağa daha çok yük binmesi ile kimi zaman yürümek dahi zorlaşır. Bu süreçte de sizleri rahat ettirecek ayakkabılar tercih etmeniz önemlidir.

Ayakkabı seçiminde öncelikle doktorunuza danışmanızı öneririz. Bu sayede daha bilinçli bir şekilde ayakkabı ve giyim alışverişinizi gerçekleştirebilirsiniz. Hamileliğin sonraki dönemlerinde şişkin oluşan ayakları bir nebze de olsa rahatlatabilmek adına geniş ve düz taban olmayan ayakkabılar tercih edebilirsiniz. Doğru bir ayakkabı seçimi için daha önceden araştırma yapabilir ve tecrübeli kişilerden de bilgi alabilirsiniz. Böylece bu dönemi de ayağınızda ağrı yaşamadan atlatabilirsiniz.

Mümkün olduğunca ayakta durmak istemeyeceğiniz bu süreçte daha konforlu olabilmek adına kalın ve alçak topuklu ayakkabılar, rahat spor ayakkabılar tercih edebilirsiniz. Eğer sandalet ve ya terlik giymek gibi bir düşünceniz varsa da yine bunda da düz taban olmamasına dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Terliklerin alt kısımlarının emici olmamasına ve yumuşak olmasına da dikkat ederseniz, daha rahat bir şekilde yürüyebilirsiniz. Giyeceğiniz ayakkabıların içindeki çorapların da mümkün olduğunca pamuklu ürünler olmasını sağlayın. Böylece ayaklarınız yumuşacık ve her zaman sıcak olacaktır.

Hamilelik sürecinde kısa spor ve yürüyüşler yaparak da ayağınızdaki baskıyı azaltabilirsiniz. Böylece giyeceğiniz ayakkabılarla birlikte daha konforlu bir ayak sağlığı kazanabilirsiniz.

Hamilelikte Ayakkabı Numarası Büyür?

Hamilelikte ayakkabı numarası; gebelik sürecinde anne vücudunda çeşitli hormanların salınımı nedeniyle ayaklarda şişme oluşur, bu nedenle kullanılan ayakkabı numarası da değişebilir. Bir nevi vücudun ödeme toplaması da denilebilir. Gebelik döneminde, karın bölgesinin büyümesi gibi göğüs ve el, ayaklarda da belirli değişmeler görülebilir. Hamilelikte ayak büyümesi yaşanır, ama daha sonra bu durum normale döner. Fakat kalıcı olanları da olabilir, bu durum iseRelaksin adındaki hormon sonucu gelişir, bu hormonun görevi ise; doğum esnasında bebeğin kolay ve rahat doğmasını sağlamaya yarar etkileşimi oluşturmaktır. Yanipelvis çevresinde bulunan kemikleri kemiğe bağlayan bağ dokusu eklemleri yumuşatmaktır. Pelvis bölgesinde bulunan bu bağ dokuları aynı zamanda ayakta da bulunur. Bu yüzden vücut içerisinde salınım oldukça, ayaklardaki dokular dagevşer ve kemiklerhafifçe açılarak kalıcı ayak büyümesine ortam oluşturabilir.

Gebelik Döneminde Ayakların Büyüme Nedeni

Hamilelikte ayak büyümesi de diğer hormanal nedenlerden dolayı ortaya çıkar.Bazı kadınlarda geçici olan bu durum, bazılarında ise kalıcı olabilir. Geçici olan nedenlerden biri ödem sonucu gelişir, ödeme atıldıkça vücut toparlanır. Özellikle gebeliğin son aylarında, vücut su toplar ve el-ayaklarda şişmeler gelişir.

Bu da daha önceden rahatlıkla giyilen ayakkabılara, sığmayan ayakların oluşmasına yol açar.Hamile kadınlar için, bu durum tabii çoğu zaman rahatsız edici bir olay olarak ortaya çıkar. Geçici ayak büyümelerine neden olan bir diğer sebep ise, çok hızlı ve fazla kilo alımıdır. Kilo neticesinde, ayaklarda yağ tabakası oluşur ve ayaklar ekstra büyür.

Hamilelikte Ayak Büyümesine Karşı Neler Yapılabilir?

Ama sizler hamilelikte ayak büyümesi durumundan biraz olsun kurtulmak için, bazı önlemler alabilirsiniz. Örneğin; gün içinde fazla ayakta kalmamaya ya da oturmamaya özen gösterebilirsiniz. Sıklıkla ayakta olduğunuzda, aralıklar ile oturabilir ve dinlenebilirsiniz. Amaç tabii ki kan dolaşımını hızlandırmak ve dengelemek diyebiliriz. Otururken ise bacaklarınızı uzatabilir ve ayaklarınızın altına yastık ya da minder gibi yan ürünler ile destek yapabilirsiniz. Dinlenirkenise yan tarafınıza yatabilirsiniz. Böylece böbreklerinizin daha iyi çalışmasına da katkı sağlamış olursunuz. Aynı zamanda atık maddelerinin de atılma işlevini de kolaylaştırır. Aynı zamanda rahat ayakkabı tercih edebilir ve fazla yüksek topuklu giymemeye özen gösterebilirsiniz. Ayrıca kaydırmaz tabanlı ayakkabılar giymeniz de daha iyi olacaktır. Bol bol su içmek ve aşırı tuzlu besinlerden uzak durmanız da oldukça etkilidir.

Hamilelikte Astım

Alerji ve astımın hamilelik döneminde en sık görülen hastalıklardan biri olduğu görülmekle birlikte özellikle bu süreçte kontrol altına alınmayan astım ve alerji durumunun daha sonra düşük riskini artırdığı görülür. Ayrıca bebeğin gelişimini de olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Hamilelik döneminde ise sigara kullanımının meslek, dış ve iç hava kirliliği olmak üzere dış etkenler olarak polen dönemi, evde hayvan beslemesi olmak üzere stres gibi faktörlerin astımı tetikleyen en önemli sebeplerden olduğu bilinmektedir. Gebelikte ise astımın ve alerjinin farklı etkileri olduğu görülmekte olup genel itibari ile değişken bir yapıdadır.

Zira bazı durumlarda astım ve alerjiyi ilk tetikleyenin gebelik olması mümkündür. Bu duruma ek olarak ise bazı astımlı hastaların, gebelik dönemindeki şikâyetlerinin azaldığı ve gebelik boyunca rahat ettiğini de görmek mümkündür. Genel olarak ise şikâyetler gebelik sonra tekrar görülebilmekte ve nüks edebilmektedir. Bu noktada bazı hastaların gebelikleri sırasında şikâyetleri artış gösterirken bazılarının ise şikâyetlerinde bir değişme olmaz.

Tekrarlayan gebelik durumlarında ise astım hastalığının bir önceki dönemde seyrettiği önemli olmakla birlikte genelde aynı sıklıkta seyrettiği görülür. Solunum fonksiyon test sonuçlarına göre FEV1 değerlerinin düşük olmasının sonucu olarak astımın kontrol altında olmadığı ifade edilir. Özellikle alerjik astımın kontrol altında olmamasında dolayı ortaya çıkacak olan komplikasyonların varsayımı yapıldığında, Hamilelikte Astımı kontrol altına almak için yeterli ilaç tedavisi uygulanmasının gerektiğini ifade etmek mümkündür.

Hamilelik Döneminde Yaşanabilecek Alerji Türleri

Alerjenler açısından normal bir birey ile hamile bireyler arasında çok fark olmadığı görülür. En sık karşılaşılanları ise ev tozu, polenler, hayvan epitelleri, küf mantarları ve besinlerdir. Fakat bu süreçte kontrol altında tutulamayan astımın gebeliğe karşı olumsuz birtakım etkileri bulunduğu görülür.

Hamilelikte Astımın şiddetinin büyük olması bebeğin oksijen alımını o ölçüde zayıflatır ve bu durum da rahim içi büyümeyi olumsuz etkiler. Bu gibi gebeliklerde düşük riski fazladır ve sık solunum yolu enfeksiyonları gözlenmekte. Bundan dolayı ise gebelikte astımın mutlaka tedavi edilmeli gereklidir ve kontrol altında tutulması önem arz etmektedir.

Hamilelikte Astım Tedavisi

Astım tedavisinde temel unsurlardan biri de astım kontrol altında tutan en az sayıda ve dozda ilaç kullanılması olarak ifade edilebilir. Özellikle astım ilaçlarının aşırı ya da gereksiz kullanımından kaçılmasına dikkat edilmelidir. Hamile bir astım hastasının tedavisinde ise olabildiğince hamile hastanın astımını kontrol altında tutmak gerekir ve aynı dönemde fetüs az hasar alacak şekilde tedavi yapılması gerekir. Hamile astım hastasının tedavisi bu sebeple denge içinde gerçekleşmelidir.

Hamilelikte Astımı en iyi şekilde kontrol etmek amacı ile eşlik alerjik nezle varsa mutlaka alerjik nezle tedavisinin de destekleyici olarak uygulanması tavsiye edilir. Alerjik nezle şikâyetlerinin sonrasında kontrol altına alınmadığı durumda ise alerjik astımı da kontrol altına almak oldukça zor bir hale gelir.

Hamilelikte 12 Güzel Uyku Tavsiyesi

Hamilelikte 12 güzel uyku tavsiyesi kadınların stressiz ve yorgun hissetmeden bir hamilelik geçirebilmesi için oldukça önemlidir. Hamilelik döneminde kadınlarda genellikle baş dönmesi, yorgunluk, stres, mide bulantısı, hassasiyet, duygusallık, horlama, bacak krampları gibi birçok etki görülür. Bu etkilerin azaltılması için iyi uyku hamilelik döneminde oldukça önemli bir yer kaplar. Düzensiz bir uyku düzeni bu semptomların artmasına etki ederken, düzenli ve kaliteli bir uyku ise bu semptomların azalmasını sağlar. Bu nedenle hamileliğin sıkıntısız ve sorunsuz bir şekilde geçmesi için bazı alışkanlıklar edinmek gerekir. Bu önlemler alındığında uyku düzeni daha güzel bir şekilde ilerler ve daha az stresli bir hamilelik geçirilmesi sağlanır.

1- Su Tüketimi

Hamilelikte dikkat edilmesi gereken ilk şey su tüketimidir. Sadece hamile olanlar için değil diğer insanlar için de hayati bir etkiye sahip olan su vücudumuz için oldukça önemli bir maddedir. Sağlıklı bir vücudun ihtiyacı olan su karşılanmadığı zaman bazı olumsuz etkiler görülür. Su tüketiminin daha çok gündüz ve yatmadan bir iki saat öncesinde karşılanması gerekir. Akşam ve yatmadan önce içilen su gece tuvalete kalkılmasına ve gece uykunun bölünmesine neden olabilir.

2- Uykudan Önce Ağır Yiyeceklerden Kaçınmak

Hamilelikte 12 güzel uyku tavsiyesinden biri diğeri ise uyumadan önce ağır ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmasıdır. Yatmadan önce tüketilen baharatlı, yağlı, acılı ve sindirimi zor olan yiyecekler midenin rahatsız olmasına neden olabilir. Uyumadan önce yemeğin sindirilmesi uykunun daha düzenli olması için etki eder.

3- Yemek Saatlerine ve Yenilenlere Dikkat Etmek

Hamilelikte özellikle kafeinden uzak durulması gerekir. Çok fazla kafein içeren çay, kahve, çikolata gibi besinlerin akşam saatlerinde yenmesi hamilelikte kaliteli bir uykuyu engelleyen unsurlardan biri olabilir. Bu nedenle akşam saatlerinde kafeini yüksek besinlerden uzak durulmalıdır.

4- Şekerleme Yapmak

Hamilelikte gün içerisinde otuz dakika ile atmış dakika arası uyumanın vücuda iyi geldiği ve dinlendirdiği bilinir. Bu nedenle bu süreçte gün içerisinde şekerleme yapmaya özen gösterilmelidir. Ancak bu şekerleme saati fazla uzatıldığında gece uykusuna engel olabilir. Bu şekerlemenin saatini ayarlamak ve fazlaya kaçmamak gerekir.

5- Sabah Bulantısını Önlemek İçin Gece Sağlıklı Atıştırmalıklar

Hamilelikte 12 güzel uyku tavsiyesinden bir diğeri ise sağlıklı atıştırmalıklar tüketmektir. Hamilelikte kadınların en çok şikayet ettikleri şeylerden biri sabah bulantısıdır. Bu sabah bulantısını önlemek için gece yatmadan önce kuru meyve, kuru yemiş ya da tuzlu kraker gibi atıştırmalıklar yenilebilir. Bu atıştırmalıklar başucunda bekletilerek ihtiyaç anında yenilebilir.

6- Yatak Odasını Güzel Bir Uykuya Uygun Düzenleme

Yatak odasının karanlık ve sessiz bir şekilde ayarlanması güzel bir uykunun kaçınılmaz olmasını sağlar. Bu nedenle hamilelik döneminde yatak odası karanlık ve sessiz olacak şekilde düzenlenebilir. Güneşlik yoksa odaya güneşlik takılabilir ve odanın sessizliği sağlanabilir.

7- Kaygıyı Azaltmak İçin Doğum ve Sonrası Hakkında Bilgi Edinme

Kadınların hamilelikte en çok kaygı duyduğu şeylerden biri doğumdur. Halk arasında gezinen söylentilere kulak asan kadınlar özellikle bu konuyla ilgili ciddi kaygılar duyarlar.

Bir diğer kaygı duyulan şey de doğum sonrası çocuk hakkında duyulan kaygılardır. Bu konularda araştırma yapılıp, bilgi edinildiğinde kaygının azaldığı hatta yok olduğu görülebilir. Kaygı azaldığında da uyku düzeni de düzelir.

8-  Gevşeme Teknikleri Kullanma

Hamilelikte 12 güzel uyku tavsiyesidenilince akla gelen bir diğer önerisi ise gevşeme teknikleridir. Meditasyon ve nefes teknikleri öğrenilerek sağlıklı ve kaliteli bir uyku sağlanabilir.

9-  Spor Yapmak

Hamilelik dönemine uygun egzersizler mevcuttur. Vücudu çok zorlamadan yapılan bu spor, vücudun zinde kalmasını engeller ve pozitif bir bakış açısı kazandırır. Bu nedenle spor yapmak oldukça önemlidir. Güzel bir uyku spor eşliğinde kaçınılmaz bir hale gelir.

10- Başucuna Kitap ya da Kalem Kâğıt Bulundurma

Başucunda kitap ya da kalem kağıt bulundurmak gece uykusu kaçan herkesin kullandığı bir yöntemdir. Başka bir iş ile oyalanarak kaygılardan uzaklaşabilir ve tekrar uykuya odaklanılabilir. Bu nedenle güzel bir uyku için başucunda bunları bulundurmak gerekir.

11- Sol Tarafa Yatmak

Sola dönük uyku düzeni edinmek her zaman daha sağlıklı olan bir uyuma yöntemidir. Özellikle hamilelik döneminde sol tarafa dönük şekilde uyumak uzmanlar tarafından da tavsiye edilir.

12-  Uyku Zamanı Rutini Oluşturmak

Düzenli bir şekilde uyku ve uyanma zamanı belirleme uyku rutinin düzene oturmasını kolaylaştırır. Bu nedenle uzmanlar uyumak ve uyanmak için bir saat belirlemenin her zaman düzenli bir uyku için gerekli olduğunu söyler.

Hamilelikte 4 Vücut Tipine Uygun Giyim Tavsiyeleri

Hamilelikte 4 vücut tipine uygun giyim tavsiyeleri edinilerek kişisel giyim tarzından ödün vermeyerek güzel giyinmeye devam edilebilir. Moda sektöründe hemen her kadın kendi vücut tipine uygun bir kıyafet bulabilir. Her kadının kendi vücut tipini öğrenmesi ve buna uygun şekilde giyinmesi gerekir. Bu oldukça kolay bir konudur. Hamilelikten sonra değişen vücut tipi güzel giyinmeye engel bir konu değildir. Moda sektöründe artık hamileler için de üretilen birçok kıyafet seçeneği bulunur. Hamilelikte de tarz olmak ve güzel görünmek isteyen kadınlar alışveriş yaparken kendi tarzına uygun bir şekilde giyinmeye devam edebilir. Gelişen moda endüstrisi bunu mümkün hale getiren bir konuma geldi.

Hamilelikte Tüm Vücudu Kilo Alan Kadınlar İçin:

Kadınların bir kısmı hamilelik sırasında sadece karnından değil bazı bölgelerinden de kilo alabilir. Bu şekilde kilo alan kadınlar için giyim mağazalarında birçok seçenek bulunur. Tüm vücudundan kilo alan kadınlar kendilerini büyük beden hissederek üzülebilir. Ancak hamilelik sırasında hızlı kilo verileceği için üzülmelerine gerek yoktur. Giyim konusunda bu dönemde tercih yumuşak kumaşlardan yana olmalıdır. İçinde rahat edilebilen ve vücudu rahatsız etmeyen kumaşlar tercih edilebilir. Bunun yanı sıra çizgili kumaşlar da kiloyu belli etmeyen hamilelikte 4 vücut tipine uygun giyim tavsiyelerinden biridir. Bu şekilde giyinildiğinde vücudun iriliği ortaya çıkmaz ve daha zarif bir görünüm elde edilir.

Karnı Aşağı Doğru Büyüyen Kadınlar İçin:

Hamilelikte karnı aşağı doğru büyüyen kadınların kalçaları ile karınları hemen hemen aynı hizada yer alır. Bu vücut tipine sahip olan kadınlar için en ideal giyim önerisi bel ve kalça kısmı yumuşak olan kıyafetleri tercih etmeleridir. Buna örnek olarak yumuşak bir dokuya sahip olan taytlar tercih edilebilir. Hem rahat hem de güzel bir görüntü yaratılmasını sağlar.

Alt giyimde özellikle lacivert, gri ya da siyah gibi renkler tercih edilebilir. Bunun yanı sıra hamileler için özel olarak tasarlanan hamile tulumları karnı aşağı doğru büyüyen kadınlar için oldukça güzel bir tercih olacaktır.

Minyon Bir Bedene Sahip Olan Kadınlar İçin:

Hamilelikte 4 vücut tipine uygun giyim tavsiyeleri her vücut tipine göre değişiklik gösterir. Bir diğer vücut tipi ise hamilelikten dolayı karnı şişen fakat vücudunun diğer kalanı küçük kadınlardır. Bu kadınlar giyim tercihinde skinny hamile pantolonları tercih edebilir. Bunun dışında tişörtlerinde grafik baskıları kombinlerinde rahatlıkla kullanabilir. Bu vücut tipine uygun kadınlar diğer hamile olan kadınlara göre daha kolay giyinebilir. Sadece karınları şiştiği için eski bol kıyafetlerini giymeye devam edebilirler. Mini elbiseler ve yatay çizgili kıyafetler giymekten de kaçınmadan giyebilir ve hamilelikte şıklığı kolayca yakalayabilirler.

Karnı Yukarı Doğru Büyüyen Kadınlar İçin:

Karnı yukarı doğru, sivri bir şekilde büyüyen kadınlar da giyim konusunda birçok alternatife sahip olan kadınlardandır. Giyilen her kıyafet karnın yukarı doğru sivri bir şekilde gelmesinden dolayı sevimli duracaktır. Bu vücut tipine uygun kadınların hamilelikte karnına vurgu yapan kıyafetler tercih etmesi önerilir. Göğüs kısmı bir bantla ya da bir renkli kemerle ayrılarak karına vurgu yapan kıyafetler ideal olacaktır. Bunun yanı sıra yüksek bel olan hamile kadınlar için tasarlanmış etekler de bu dönemde giyilebilecek kıyafetler arasında yer alır. Göğüs altından oturtmalı olan elbiseler de hamilelikte kendi tarzını yansıtmak isteyen, şıklığından ödün vermek istemeyen kadınlar için vazgeçilmez bir parça olacaktır. Bu vücut tipinde dikkat edilmesi gereken şey sevimli bir görüntüye sahip olan sivri karınlarını ortaya çıkarmak olarak bilinir.

Hamilelikte Dönemsel Değişim ve Annenin Ruhsal ve Fiziksel Değişim Evreleri

Hamilelikte dönemsel gelişim süreci özelikle anne açısından hem vücut bütünlüğüne hem de psikolojik süreçleri üzerinde çok büyük bir etkiye sahip bir devre olarak gelişim kaydediyor. Bu gelişim evresini bilmek ve ona göre hazırlıklı olmak; hem anne adayı için hem de annenin çevresinde yaşayan ailesi ve arkadaş çevresi için son derce önemli bir yere sahip. Gelişim süreci evresinde döllenme süreci hamileliğin 2.  Haftasında döllenme ile başlıyor. Zigot bölünerek hücrelerin çoğalması ile bebeğin oluşumu muazzam bir şekilde başlamış oluyor. Anne bu dönemde gelişimin pek farkında olmasa da regl döneminin gecikmesi ile birlikte durumun daha çok farkına varmaya başlıyor. Bebek gebeliğin 3 ve 4.  Haftalında yavaş yavaş oluşmaya ve gelişim kaydetmeye başlıyor. Beta hcg hormonu denilen hamilelik hormonu dönemde oldukça hızlı bir şekilde yükseliyor ve anne özellikle kan ve idrar testinde bu hormonun yükseliş hızına bizzat kendisi tanıklık ediyor.4 haftada ise döllenen yumurta embriyo halini alıyor ve bebek belirli bir boyuta erişerek gelişimin ne kadar hızlı olduğunu bir kez daha kanıtlamış oluyor. Bulgur tanesi kadar olan bebek rahim duvarında gelişim göstermeye devam ediyor ve rahim duvarı kalınlaştıkça bebek bu duvara daha sıkı ve güvenli bir şekilde tutunmayı başarıyor.

 Diğer Hafta Hafta Gebelik Gelişim Evreleri

Hamileliğin 5.  Haftasında bebeğin kalp atışları duyulmaya başlıyor ve annenin duygusal ve bedensel değişim evresi,  bu dönemde heyecan ve mutlulukla beraber adeta tavan yapıyor. Mutluluğun heyecanlı bir bekleyişle iç içe geçtiği bu evre sürecinde 6.  haftada ise bebeğin yüz oluşumu belirmeye başlıyor ve özellikle bebeğin burun ve göz çevresi bu dönemde netlik kazanıyor. Bebeğin el, kol ve bacakları da oluşmaya başlıyor ve annenin hormonal yapısı ve değişimi bu dönemde oldukça yüksek seviyelere çıkıyor. Hamilelikte dönemsel gelişim süreci çerçevesinde; 7-10. haftalarda bebeğin gelişim hızı oldukça yüksek ve hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor. 13.  Haftaya kadar bebeğin 1. Trimester ve 2. Trimester evreleri; en çok gelişim gösterdiği dönemler olarak kaydediliyor.16. Haftada ise bebeğin bütün hal, hareket ve canlılık düzeyi anne karnında artık daha net görülmeye başlıyor ve hissediliyor. 19-20.  Haftalarda bebeğin gelişim hızları oldukça gelişiyor ve her hafta büyük bir hızla büyüyen beebk artık domates kadar büyüme sürecine gelmeye başlıyor.

24. Haftada ise bebeğin akciğer oluşumu hızlanıyor ve vücut organları da oluşan bebeğin kilosunda da ciddi bir gelişme kaydediliyor.28. haftaya kadar bebeğin organları gelişim gösteriyor ve bu aşamada detaylı ultrason ile bebeğin bütün organları inceleniyor ve 29-30. Haftalarda ise, bebeğin ihtiyacı olan bütün besin öğeleri artış gösteriyor ve annenin daha kaliteli dengeli ve besin değerlerine daha çok dikkat etmesi gerekiyor. 31-35. Haftalarda bebeğin bütün organları artık işlevsel bir hal kazanıyor ve bu aşamada bebek kendi organlarını kullanmaya başlıyor. 36. Haftada  ise  bebek   nerdeyse  bir  ıspanak  demeti  boyutuna   ulaşıyor  ve   uzunluğu bedensel gelişimi  de   oldukça  büyümüş bir  hal alıyor.37- 39 . Haftalarında gelişimini tamamlayan bebek bu aşamada her an doğabilir. Bu evrede   anne de oldukça  ağırlaşmış;  bütün  bedensel ve   psikolojik süreçlerden geçmiş   bir halde  karşımıza  çıkıyor.40.  hafta bebek için en uygun görülen  doğum süreci olarak gösteriliyor. Bu kapsamda eğer anne adayı iseniz bebeğiniz bütün ön hazırlıklarını tamamlamış olmalısınız. Hamilelikte dönemsel gelişim sürecinde; sağlıklı, cesaretli ve mutlu bir şekilde doğuma girerek bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almayı özenle beklemelisiniz.

Hamilelikte Yorgunluğu Nasıl Bitirebilirsiniz?

Yorgunluk hissi günlük rutin bir rahatsızlık gibi görülse de hamilelikte yorgunluk süreci;  hamilelikte yorgunluğu nasıl bitirebilirsiniz? Soruları ile daha çok çözüme kavuşturuluyor. Yorgunluk dönemi ve ilgi ve ihtiyaçlar bu dönemde olabildiğince sık ve ihtiyaçtan fazlasına sahip olma duygusu eğilimi gösteriyor. Bu doğrultuda yapılan her alışveriş ve bebek odası dizayn çalışmaları anneleri büyük ölçüde yorucu bir şekilde etkiliyor. Yorgun olmayı ise en fazla ruhsal ve bedensel değişimler etkiliyor. Bulantılar, kusmalar,   sık ve fazla kilo alımı en çok yorgunluk gösteren belirtileri tetiklemeye yetiyor. Anne adayı ve bebeğin sağlık durumu ivedilikle takip edilmesi, en küçük bir yolunda gitmeyen olgu bile annenin yorgun hissetmesine neden oluyor. Annenin ve bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesi en çok bebeğe olumlu katkıda bulunuyor. Anne ile büyüyen bebek anne dinlendikçe ve gerekli tedbirleri aldıkça ve ilaç kontrolüne devam ettikçe sağlıklı bir gelişim kaydediyor. 

Bu dönemde hassas bir şekilde yorgunluğa karşı önlem almak ve doktor takviyesi eşliğinde ilaç ve aktivite planları uygulamak iyi gelecektir. Hamile kadınlarda yorgunluğu bitirmek ve kontrol altına almak için uzmanlar şu tavsiyelerde bulunuyor:

Günlük Programlarınızı Önceden İyi Analiz Edin ve Ayarlayın

Hamilelik süresince yoğun iş temposu altında kalan pek çok anne bulunuyor. Çalışmaya bir süre ara vermeli programlarınızı iyice analiz etmelisiniz. Bu sayede önceden iş ve çalışma koşullarınızı doğru bir şekilde gözden geçirebilecek aynı şekilde bebeğinizin ve kendi sağlığınızın da riske girmesine ivedilikle engel olacaksınız. Yoğun iş temposunda çalışıyorsanız acil olarak izne ayrılmalı doktorunuzun verdiği plan ve diyet listesinden istifade etmelisiniz.

Haftada e az iki gün kendinize vakit ayırmalı bedeninizi ve ruh sağlığınızı dinlendirmeyi denemelisiniz. Günlük rutin bir şekilde temizlik yapılması, bebek ilgi ve ihtiyaçlarına gösterilen yoğun hassasiyetin giderek yükselmesi de yorgunluğunuzu tetikleyecektir. Günlük Programlarınızı önceden iyi analiz edin ve ayarlayın göreceksiniz enerjik ve güne daha pozitif bir şekilde başlamış olacaksınız. Bebek ilgi ve ihtiyaç hazırlık sürecini de en aza indirmeli ilk etapta acil ihtiyaçların karşılanmasına öncelik vermelisiniz. Bebek doğumundan sonra gelen hediye ve eşyalar zaten fazla olacaktır. İsraftan kaçınmalı bu dönemler duygusal ve aşırı hassas bir zamandan geçtiğini unutmadan alışveriş yolculuğuna çıkmalısınız.

Beslenme Dinlenme ve Egzersiz Programlarına Önem Verin

  • Hamilelik süreci ilk başta önemle üzerinde durulması gereken acil eylem planı olarak görülse de zamanla farklı aktivitelerle adeta eğlenceli bir süreç aşaması haline geliyor. Bu kapsamda beslenme dinleneme ve egzersiz programlarına önem verin ve hamileliğin tadını çıkarmaya bakın.
  • Günlük olarak beslenme rutinini yakalamanız abur cubur, fastfood yiyecekler yerine sağlıklı sebze meyve tüketimine ağırlık vermelisiniz. Bakliyat ve süt tüketimine de önem vermeli kalsiyum kaynağı bütün besinlerden etkin bir şekilde istifade etmelisiniz. Kafein içeren içeceklerden olabildiğince uzak durmalı yüksek miktarda sıvı tüketimini hızlandırmalısınız.
  • Düzenli bir şekilde egzersiz yapmalı egzersiz süresi ve yapılış aşamalarına dengeli bir şekilde yaklaşmalısınız. Bu süreçte özellikle ağır hareket ve spor aktivitelerinden kaçınmalı size ve bebeğinize en faydalı olan basit hareketlerle vücudunuzun nefes almasını sağlamalısınız.20-30 dakika doğum kolaylaştırıcı egzersizlere yönelmelisiniz.
  • Günlük olarak daha dinç hissetmek ve bebeğinizin de dinlenmesi için kısa periyotlarla gün içinde şekerlemeler yapmalı; günü kısa bir süre uyuyarak etkin ve verimli bir şekilde geçirmelisiniz. Günlük stresler,  iş ve ev telaşı, rutin bebek kontrolleri ile sizi yorabilir.
  • Şekerleme yaparak bu sıkıntılarınızdan kısa süreliğine de olsa uzaklaşmalı; ivedilikle kendi sağlığınıza ve bebeğinizin yaşama hakkına saygı göstermelisiniz. Anne ve bebeklerin dinlenme süreci ruhsal, ekonomik ve sosyal olarak daha pek çok sebebe dayanmaktadır.