Hamilelikte Uyulması Gerekenler

Hamilelik döneminde annenin hem kendi sağlığı hem de bebeğinin sağlığı için uyması gereken durumlar vardır. Bu durumların başında ise elbette ki yiyecekler ve içecekler gelir; sonrasında fiziksel sağlık düşünülmelidir. Hamilelikte uyulması gerekenler yazımızda dikkat edilmesi gereken her şeyi sizler için derledik.

Uyulması Gerekenler

• Hamilelik dönemi hem anne adayı için hem de bebek için daha çok korumaya ve korunmaya muhtaç bir dönemdir. Bu sebeple bu dönemde yapılması ve yapılmaması gereken maddeler açıkça doktorlar tarafından belirtilmiştir. Hamilelikte uyulması gereken kurallar ile ilgili maddeleri bu yazıda kısa ve öz olarak sizler için derledik.

• • Hamileliğiniz döneminde doktorun önerdiği ilaçları, vitamin ve mineralleri düzenli almaya özen göstermelisiniz. Bu ilaçlar hem sizin hem de bebeğinizin fiziksel ve ruhsal sağlığı için gereklidir.

• • Şeker hastalarının diyet listelerinin temeli olan “az ve sık yemek” olayını uygulayın. Az yemeniz bulantınızı azaltır ve sık yemeniz de bebeğinizin ihtiyacını her an karşılayabilmek için önemlidir.

• • Ana ve ara öğünleri kesinlikle atlamadan normal beslenmenizin üstüne 300-500 arasında kalori alımı ekleyebilirsiniz. Bu konuda hakkında kadın doğum uzmanı ve diyetisyenle çalışarak ortak kalori tablosu oluşturabilirsiniz.

• • Hamileliğiniz döneminde hafif egzersizler yapmalısınız çünkü bu hem sizi fazla kilo almaktan koruyacak hem de kas ağrısı ve tutulmalarınızı engelleyecektir. Ayrıca hamile pilatesini düzenli yapmanız halinde doğumu kolaylaştırabilirsiniz.

• • Hamilelik döneminde bol sıvı almalısınız. Normalde günde 2 litre su içiyorsanız hamilelik döneminde bu 3 litreye hatta 4 litreye kadar çıkmalı.

• • Lifli içeren besinler ilk tercihiniz olmalı. Çünkü lif, bağırsaklarınızın dostudur.

• • Pastörize ve laktozsuz süt ve yoğurt tüketin. Laktoz sizi bağırsak gazlarından koruyacaktır.

• • Bu dönemde karın, göğüs, kalça ve bacaklarda kuruluklar ve çatlamalar olacaktır. Vücudunuzu daima nemli tutmanız ve ilk aylardan itibaren doktorun önereceği çatlak kremini kullanmanız işe yarayacaktır.

• • Hijyeni asla boşlamayın. Akıntılarınızın rengini ve kokusunu sürekli göz önünde bulundurmalısınız. Ayrıca vajina temizleyici olarak adlandırılan ıslak mendillerden ya da duş jellerinden kaçının.

• • Mümkün olduğunca çeşme suyu tüketmeyin. Hazır su tüketirken de asit-baz dengesine dikkat edin.

• • Pamuklu çamaşırlar ve kıyafetler giyin ve bunların vücudunuzu sıkmamasına özen gösterin.

• • Rahat uyumak istiyorsanız yatma öncesinde ılık duş alabilir, süt içebilir ve yatarken birkaç yastık kullanarak konfor alanı oluşturabilirsiniz.

• • Hamilelik döneminin özellikle yarısından itibaren kalçanız önde ve omuzlarınız-kafanız arkada olacak şekilde hafif çaprak ve yan yatmayı alışkanlık haline getirin. Ayrıca yattığınız yer hafif sert olmalıdır. Bu sayede bel, boyun ağrılarınızı bir nebze olsun dindirebilirsiniz.

• • Hamile sütyeni kullanmayı tercih edin. Bu sütyenler, emzirme kanallarını tıkamayacağı için sizi hem hamilelikte rahat ettirir hem de kanalların emzirme dönemine hazırlanmasına yardımcı olur.

• • Boca sebze ve meyve yemek için çabalayın. Fakat burada dikkat etmeniz gerekenler bunların iyi yıkanmış olması ve sebzelerin iyi pişmesidir.

• • Öğlen ve akşam yemeklerinde salata yemeye özene gösterin fakat salatanızda limon, sirke ve nar ekşisi çok bulunmasın.

• • Diş, diş eti ve ağız içi bakımınıza özen gösterin. Maddeler ağzınız vasıtasıyla midenize ve bebeğinize ulaştığı için özellikle ağız içine dikkat etmelisiniz. Aftlar, plaklar, çürükler, diş eti kanamalarını bu dönemde en düşük seviyede tutmalısınız.

• • Tuzsuz kuruyemiş yemeye özen gösterin. Özellikle kuru üzüm, ceviz ve fındık bu dönemde hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı için çok faydalıdır.

• • Geceleri en az 8 saat uyumanız gerekir. Öğle ve ikindi arasında da uykuya yatabilirsiniz.

• • Bu dönemde eğer eksik aşınız varsa bunları yaptırmalısınız.

• • Sık sık duş alın. Duş almak, cildinizin rahatlamasını sağlarken üzerindeki stresi de atacaktır.

• • Mutlu olmaya, sık sık gülmeye özen gösterin.

Hamilelikte Uykusuzluk

Uyku hepimiz için en temel ihtiyaçlardan biridir. Fakat Hamilelikte Uykusuzluk, gebeliğin ilk trimester döneminde ve üçüncü trimester döneminde sıklıkla görülebilen bir durumdur. Kadınların büyük çoğunluğu bu dönemde uykusuzluk problemi yaşar.Gebeliğin ilk dönemlerinden itibaren yorgunluk ya da halsizlik gibi durumlar görülebildiği gibi uykusuzlukta görülebilir. Bu durum gebeliğin vücutta meydana getirdiği hormon değişimlerine karşı bir tepkidir. Midede yanma, bacaklarda ağrı ya da kasılma, sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissetme ya da sıcaklamak gibi etkenler uyku kalitesinin düşmesine neden olabilir. Gebelik döneminde bu tarz durumlar sıklıkla görülür. Uykusuzluğa gebeliğin normal seyrinin bir parçası olarak bakılırsa uyku düzeni oluşturulamaz. Bunun yerine, neden uykuya dalınmadığı için çözüm bulunmalı ve önlem alındığında uyku kalitesinin yükseldiği görülecektir. Tüm bu önlemlere rağmen anne adayı hala uyku sorunu yaşıyorsa mutlaka doktoru ile bu durumu paylaşması gereklidir.

Hamilelikte Uyku Nasıl Olmalı?

Hamilelikte uyku önemli problemlerden biri olabilir. Esasında gebeliğin ilk trimester olarak adlandırılan sürecinde hızlı olarak yükselen progesteron hormonu, alışılmış düzendeki uyku düzeninde değişiklik meydana gelmesine neden olabilir. Bunun dışında ikinci trimester olarak adlandırılan 3-6 ay arasındaki dönemde uyku düzene girer. Ancak son süreç yani üçüncü trimester döneminde vücutta yaşanan değişikliklerin de etkisi ile sık sık uykudan uyanma ya da uykusuzluk gibi problemler yaşanabilir.

Böyle zamanlarda yatmadan evvel anne adayının papatya çayı, melisa çayı gibi rahatlatıcı çaylar içmesi uykusuzluk sorununa karşı çözüm olabilir. Ayrıca akşam saatlerinde kafein alımının azaltılması uyku problemlerine karşı etkilidir. Gebeliğin son döneminde fırsat buldukça uyumak ilerleyen süreçte uykusuz kalınacağı için önemlidir.

Hamilelikte Uykusuzluğun Sebebi

Hamilelikte Uykusuzluk ‘un ilk ve en önemli sebebi vücudun ürettiği ve zaman içinde giderek artan hormon seviyeleridir. Uyku bozukluğunun diğer sebepleri ise şunlardır;

– Sık idrara çıkma

– Mide-bağırsak şikâyetlerinin artması

– Gece uyandıran bacak krampları

– Akciğer kapasitesinin azalması ve nefes darlığı

– Sırt ve kasık ağrılarının artması

– Artmış nabız ve kan basıncındaki değişiklikler

– Sıcakların artması ve iklim değişiklikleri

Hamilelikte Uykusuzluğa Çözüm Önerileri

Hamilelik ve uykusuzluk kelimeleri çoğu anne adayı için eş anlamlıdır. Bu yazıda hamilelikte uykusuzluğa çözüm önerileri maddelerine yer vereceğiz ve sizi mümkün olan en kısa zamanda uykusuzluk durumundan kurtaracağız.

Hamilelikte Uykusuzluk Sebepleri

Hamilelikte uykusuzluk sebepleri bel, sırt ağrıları, kramplar, hamilelik hakkında endişe ve heyecan, sürekli acıkma hali gibi durumların anne adaylarında yarattığı olumsuzluklar olabilir. Ayrıca bebeğin artan kütlesi de annenin artık taşıyamamaktan kaynaklı bel, sırt ve bacak ağrılarına; bu ağrılar da uykusuzluğa sebep oluyor.

Hamilelikte Uykusuzluğa Çözüm

Hamilelikte uykusuzluğa çözüm getirmek istiyorsanız sabah uyandığınız andan itibaren tüm gününüze dikkat etmelisiniz. Gün içinde bol sıvı tüketerek şekeri ve nazı düzene sokmalısınız. Ayrıca gün içerisinde fazla baharatlı, yağlı yemekler yememeye özen göstermeli ve egzersizleri aksatmamalısınız. Egzersizler, hem sizin hem bebeğinizin sağlığı için fayda sağlar hem de uykusuzluk sorununuza çözüm olur.

Uyumadan önce içeceğiniz ılık süt ve alacağınız sıcak duş da uyumanızda yardımcı olacaktır. Gün içinde yediklerinize özen göstermelisiniz. Fazla kalori ve şeker tüketmeniz de uykusuzluğa sebep olur.

Eğer tüm bunlara rağmen hamilelikte uykusuzluğa çözüm bulamıyorsanız doktorunuzdan yardım isteyebilirsiniz. Doktor öncelikle size vitamin ve mineral testi yapacaktır. Geçmeyen uykusuzluğunuzun sebebi folik asit ve demir eksikliği olabilir. Bu eksiklikleri gidermek için doktor size ya beslenme programı hazırlayacak ya da takviye verecektir.

Hamilelikte uykusuzluğa çözüm için yatış şeklinizi değiştirebilirsiniz. Ayrıca yan yatmaya, vücudunuzun üst kısmını arkada alt kısmını da önde tutup çapraz şekilde yatmaya özen göstermeniz rahat uyumanızı sağlayacaktır. Bu sırada bacaklarınızın arasına ve sırtınıza yastık dayayabilirsiniz. Bu, vücudunuzu destekleyecektir.

Yatmadan önce 1 bardak süt haricinde sıvı alımını durdurmak, idrara çıkma isteğinizi azaltacağı için fiziksel olarak daha rahat hissedersiniz. Ayrıca sıvı alımına ek olarak yemek yemeyi de durdurmalısınız.

Odanızın sıcaklığı 23-27 derece arasında olmalıdır.

Tüm bunlara rağmen geçmeyen uykusuzluğunuz varsa doktora başvurmalısınız. Doktor, sizin uykuya dalmanıza yardımcı olacak şekilde size mini terapiler uygulayabilir ya da hafif ilaçlar verebilir.

Hamilelikte Uyku Düzeni Rehberi

Hamilelikte uyku düzeni rehberi: İnsan bedeni için en temel ihtiyaçlardan biti olan kaliteli uyku anne adayları için daha fazla önem taşıyor. İnsan bedeninin, ruhunun dinlendiği ve yenilendiği bir aşamadır. Hayatın her alanında uykunun kalitesi ve süresi önemlidir.  Bir çoğumuz modern hayatında uykusuzluk ve uyku kalitesi eksikliği yaşarız. Özellikle anne adayları uyku kalitelerini zorlayan bir aşamada bu sorunlarla uğraşmak gün geçtikçe zor oluyor.

Anne Adaylarında Uyku Sorunu

Anne adaylarında uyku sorunu genel de ilk 3 ayda bebeğin sağlamış olduğu hormonların rahatlatıcı etkisi ile aşırı uyku ve uyuma şekli görülüyor. Asıl uyku sorunları ise bebeğin büyüyüp anneye fiziksel olarak zorlamaya başladığı 25. haftada artıyor.

Anne adaylarının uykuya dalmada yaşadığı zorlukların başlıca nedenleri;

• Değişen hormon yapıları ve duygusal olarak oluşan tepkiler

• Yorgunluğu gidermek için çay, kahve ve kola gibi içeceklerin tüketilmesi

•  Bebeğin gelişimi ile birlikte artan metabolizma vücut ısısını artırır ve uykuya dalmak zorlaşır

• Gündüz olan uykular

• Günümüz dünyasının uyku düşmanı olan televizyondan gibi görsel ve ses uyarısı alınması halinde vücut uykuya hazırlanamaz.

Peki uykuya dalma sorununu gidermek için neler yapılmalı diye soruyorsanız;

• Yatağa gitme saatinizi aynı saatlerde ayarlayın uyku ritminizi kaybetmemek adına

• Uyumayı planlamış olduğunuz saatten 1 saat önce bulunmuş olduğunuz odadaki elektronik aletleri kullanmayın. Bunlar bilgisayar, televizyon ve cep telefonu gibi.

• Akşamın başlangıç saatinden itibaren çay, kahve ve kola tüketmeyin. Mümkün olduğunca bitki çayı için.

• Mümkün olduğunca evin en sessiz odasını uyumak için tercih edin. Anne adayları için bu basit yaklaşım oldukça faydalı olacaktır.

Hamileler İçin En İyi Uyku Pozisyonu

Hamileler için en iyi uyku pozisyonu: İlk üç ayda pozisyonda kendiniz rahat hissediyor iseniz o pozisyon en iyisidir. Ama üçüncü aydan sonra yan yatarak uyumaya ve mümkün olduğunca sol yanınıza yatmamaya özen gösterin. Fetüsün hacmi 26. haftadan sonra artması ile anne adaylarına bası etkisi fazla olur. Sırt üstü yattığınız anlarda, ana toplar damara baskı oluşur ve hamile kişide kan akışı engelmiş olur ve tansiyon düşmesine bir sebep oluşur. Bu durum genelde fetüsü etkilemese de anne adayının uyku kalitesini bozar. Özellikle hamileliğin ikinci yarısından itibaren sol tarafa yan yatmak daha faydalıdır.

Anne adaylarına verimli uyku için öneriler;

• Eğer hamile kalmadan önce fazla kilonuz var ise bunlardan kurtulmaya çalışın.

• Dengeli beslenin ve fazla kilo almaktan kaçının.

• Akşam saatlerinden itibaren çay, kahve ve kola gibi içecekler içmeyin.

• Yatmadan önce yemek yememeye dikkat edin. Akşamları da fazla yiyecek tüketmekten sakının.

• Gün içinde düzenli egzersiz yapmaya çalısın. Yürüyüş yapın, imkan doğrultusunda yüze de bilirsiniz.

• Uyku ritminizi oluşturun. Her zaman aynı saatlerde yatıp kalkmak için kendinizi planlayın.

• Reflüden kaçınmalısınız ve reflü önleyici davranışlar yapın.

• Mümkün olduğunca yatmadan en az 1 saat öncesinde cep telefonu, televizyon ve bilgisayar kullanmayın.

• Yatmak için sessiz ve sakin bir odayı tercih edin.

• Yatmadan önce mutlaka idrar yapılmalı ve ılık bir duş alınmalı.

• Akşam saatlerinde ruhsal ve fiziksel olarak zorlanmamalı ve stresten uzak durulmalı.

• Yatmadan önce odanızı havalandırın. Kaliteli bir uyku uyumak için odanın temiz hava içermesi önemli. Unutmayın ki kaliteli bir uyku anne adaylarına daha enerjik ve mutlu bir hamilelik sağlar. Vücudunuz kaliteli bir uyku ile onarılır ve yenilenir.

Hamilelikte Gelişen Unutkanlık Sebepleri

Hamilelikte unutkanlık bir diğer adı ile gebelik aklı ile adlandırılır. Böyle bir durumda cüzdanınızı unutmak ya da ocağı açık bırakmak gibi durumlar yaşayabilirsiniz. Hatta telefon numaranızı dahi kimi zaman hatırlamayabilirsiniz.  Hamilelikle beraber, vücutta gelişen hormanlar ile bazı değişimler yaşanır.  Normal zamanda unutkanlık sorunu yaşamayabilirsiniz, fakat gebelik sürecinde en ufak şeyleri dahi unutabilir ve endişeye kapılabilirsiniz. Ama bu durumunun geçici olduğunu bilmeniz gerekir.

Hamilelik esnasında yaşanan unutkanlık doğum ertesinde devam etmiyor. Bu durumun ilk aylarda yaşanmasının sebebi, tabii ki vücudunuzun salgıladığı hormonal değişikliklerdir. Vücudunuzun hamilelik sürecine alışma evresi de diyebiliriz. Hamilelik gibi bir duruma karşı, vücudunuz alışma evresinde, aynı zamanda hafıza zayıflığı da eşlik edebilir. Hormonların dengesiz iniş çıkışları tabii ki vücudun normalden farklı çalışmasına yol açar. Araştırmalara göre; gebeliğin üçüncü evresinde, annenin beyin hücreleri hacim olarak azalmaya başlar ve bu yüzden bu tarz unutkanlıklar görülebilir. Birkaç ay sonra ise her şey normale döner.

Gebelikte Unutkanlık Nedenleri

Hamilelikte unutkanlık nedenleri arasında, hormonal değişiklikler en büyük sebep olarak karşımıza çıkıyor. Duygusal karışıklık vb. unutkanlık sorununun bir nedeni de hamilelikte yaşanan depresyondur. Ancak tabii ki, sadece unutkanlık depresyona girdiğinizi göstermeyecektir. Hayata karşı ilginizin azalması ya da yaşamdan zevk almama gibi durumlar da yaşıyorsanız, depresyondan şüphe edebilirsiniz. Yani sürekli olarak kötümser bir bakış açısı gibi durumlar yaşıyorsanız, hamilelikle gelişen bir depresyon yaşıyor olabilirsiniz. Bu konuyla alakalı yardım almanız gerekebilir. Depresyon söz konusu değilse dahi ufak tefek unutkanlıklardan dolayı rahatsız olabilirsiniz. Bu nedenle stres ve üzüntüden uzak durmanızda fayda vardır. Böylece daha keyifli bir hamilelik geçirebilir ve sağlıklı bir şekilde bebeğinizin doğmasını sağlayabilirsiniz.

Gebelikte Yaşanan Unutkanlığa Karşı Neler Yapılabilir?

Eğer hamilelikte unutkanlık sorunu yaşıyorsanız, bu durumun geçici olduğunu düşünerek, kendinizi rahatlatabilir ve önüne geçmeye çalışabilirsiniz.

• Hatırlamak istediğiniz önemli şeyleri yazabilir ve sürekli gözünüzün önünde olan bir yere asabilirsiniz.

• Aynı zamanda çantanıza ve evinizin belirli noktalarına, not defteri ve bir kalem yerleştirebilirsiniz. Pratik olarak elektronik not defterini de kullanabilirsiniz.

• Ayrıca kendi kendinize unutkanlığınızla dalga geçebilir ve eşinizi de bu yönde teşvik edebilirsiniz. Bu dönemi, bebeğinizin sağlığı için stresten uzak şekilde eğlenceli bir hale getirmeniz oldukça önemlidir.

Hamilelikte unutkanlık sürecini normal geçiştirmek özellikle, bebeğin sağlığı için önem taşır. Unutkanlığınızın, doğumdan birkaç hafta sonrasında da devam edeceğini, ama bunun bir nevi tatlı bir yorgunluk olduğunu düşünmenizde fayda vardır. Böylece içinde bulunduğunuz duruma daha eğlenceli bakabilir ve bu dönemi stres yaşamadan atlatabilirsiniz.

Hamilelikte Tüketilmesi Gereken Meyveler

Hamilelik dönemi, kadınların yaşadığı hem en iyi hem de en çok dikkatli olmaları gereken dönemdir. Bu dönemde anne adaylarının tüketmeleri ve tüketmemeleri gereken yiyecekler ve içecekler keskin çizgilerle ayrılmışlardır. Özellikle Hamilelikte tüketilmesi gereken meyveler hakkında dikkatli olunmalıdır çünkü her meyve doktor tarafından önerilmeyebilir. Hamileliğinizin ilk ayından itibaren doktorun önerdiği meyveleri tüketmelisiniz.

Meyve tüketmek her insanın gündelik hayatına katması gereken alışkanlıklardandır. Çünkü meyve, bağırsaklar ve bağırsaklar için faydalı maddeler bulundurur. Özellikle meyvede bulunan lifler, bağırsak sağlığında etkin rol oynarlar. Meyvede bulunan doğal şeker ise şeker hastalığının düzene girmesinde ve vücudun günlük ihtiyacı olan şekeri karşılamada etkilidir. Ara öğün olarak tüketilen meyve, tok tutmada ve yemekleri sindirmede de yardımcı olur. Ayrıca meyvenin kendi suyu da su içmediğimiz zamanlar için vücudumuzu koruyacak olan maddedir.

Meyvenin tüm bu olumlu yanlarına bakıldığında söyleyebiliriz ki meyve, herkes için özellikle de hamilelikte tüketilmesi gereken meyveler arasındadır.

Tüketilmesi Gereken Meyveler

• Portakal, limon, mandalina, greyfurt, nar: bu meyvelerin içerisinde P’den fazla su bulunur. Bu meyvelerin yenmesi, vücudun su ihtiyacının karşılanmasında etkin rol oynar. Ayrıca bu meyveler içerisinde bulunan folat, omurilik ve beyin kusurlarını önler. İçerisinde B ve C vitaminleri de bulunur. B vitamini sayesinde hem sizin hem de bebeğinizin vücudu, ihtiyacı olan demiri ememilir.

• Mango: mango da C vitamini bakımından zengindir. Gün içinde orta boy mango tüketebilirsiniz. Ayrıca A vitamini de çokça bulunur. Sindirim sistemi ve solunum sistemi rahatsızlıklarına yakalanmayı engeller.

• Avokado: içerisinde çok fazla folik asit bulundurur. Ayrıca içerisinde B, C ve K vitaminleri bulunur. Kolin, potasyum, lif, magnezyum, demir ile zenginleştirilmiş olan avokado, hamileler için çok önemli bir meyvedir. Özellikle içerisinde bulunan potasyum, vücut kramplarını engeller. Kolin de sinir ve beyin gelişimleri için önemlidir. Ayrıca hafızanın korunmasına da yardımcı olur.

• Muz: muzun içinde yüksek miktarda potasyum bulunur. Ayrıca içerisinde B6 ve C vitaminleri ve lif de vardır. Ayrıca muz, hamilelikte ve sonrasında yaşanan kabızlık için de en iyi ilaçtır.

• Kırmızı meyveler: karbonhidrat, lit, folat, flavonoid ve antosiyanin içeren kırmızı meyveler, gebelik döneminde alınması gereken sağlıklı karbonhidratlardandır. Vücuda gereken enerjinin neredeyse yarısını verirler.

• Elma: A ve C vitaminlerini bulunduran elma, lif bakımından da zengindir. Hamileli döneminde elma yemek, bebeğin bebek astımı ve alerjiye yakalanma olasılığını çokça düşürür.

• Kayısı ve günkurusu: bu yiyecekler içerisinde de folik asit bulunur.

• Kivi: C,A,E vitaminlerinin yanı sıra fosfor, folik asit, magnezyum ve lif açısından da zengin olan kivi, kan pıhtılaşmasına karşı korur.

Yaş meyvelerin yanında kurutulmuş meyveleri de tüketebilirsiniz. Eğer meyve yiyemeyen biriyseniz yanında süt, kefir ya da yoğurt tüketmeniz yemenizde yardımcı olacaktır. Meyveleri, günde 2 ya da 3 kere ara öğün yaparak tüketebilirsiniz. Akşam uyumadan önce yiyeceğiniz meyve ara öğününden sonra yemek yememeye özen göstermelisiniz. Güne başlarken de 1 adet kuru kayısı ve 1 su bardağı hafif sıcaklıkta suyu tüketmeniz sonrasında kahvaltı yapmanız sindiriminiz açısında faydalı olacaktır. İsterseniz evde meyve içerikli yoğurt yapabilirsiniz. Hazır meyveli süt/yoğurt içerisinde bulunan koruma (!) amaçlı maddeler sizin yaptıklarınızda olmayacağı için gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Ayrıca ara öğünlerinizde 1 bardak yeşil çayla birlikte kuru meyve tüketmeniz de sağlığınız açısından oldukça faydalı. Hamilelikte tüketilmesi gereken meyveler ve sebzelerle ilgili ayrıntılı bilgilere doktorunuzdan ulaşabilirsiniz.

Hamilelikte Tetanoz Aşısı

Gebelik boyunca birçok tedbir alınır. Alınan bu tedbirlerden birisi de hamilelikte tetanoz aşısı olur. Es geçilmemesi gereken bu tedbir hem annenin hem de bebeğin olumsuz durumlardan kurtulabilmesi açısından önemli bir rol oynar. Tetanoz hastalığının ciddi zararları olabilir. Tetanoz aşısının görevi ise gebelik ve sonrasında hem anneyi hem de bebeği tetanozun zararlarından korumaktır.

Tetanoz bir bakteridir, aşı buna karşı antikor üretir. Yani aslında anne ve bebeğin bakteriye karşı bir savunma mekanizması oluşturmasını sağlar. Annenin kanı sayesinde bebeğe geçen antikorlar bebeğe de bağışıklık kazandırmış olur. Doğum sırasında oluşabilecek tetanoz sorunu, tetanoz aşısı sayesinde ortadan kaldırılmış olur. Bu aşı, ülkemizde devlet kuruluşları tarafından ücretsiz olarak temin edilir. Farklı bir durum ya da sorular için aile hekimine başvurmak en doğru ve sağlıklısı olacaktır.

Hamilelikte Tetanoz Aşısı Zamanı

Gebeler tetanoz aşısının hamilelikteki önemini farketmesinin ardından, bu aşıyı ne zaman yaptırması gerektiğini araştırmaya başlar. Gebelik öğrenildikten sonra tetanoz aşısı yaptırılmalıdır. Yani hamilelikte tetanoz aşısı zamanı, gebeliğin ilk 3 olarak önerilmiştir. Bebeğin ve annenin durumuna göre bu aşırı belli aralarla tekrarlanabilir. İlk aşının ardından, doktor ikinci aşının yapılmasını uygun görürse 1 ay sonra tekrar aşı yapılır. 6 ay ve 1 yıl sonra tekrar aşı yapılması da istenilebilir. Yukarıda da belirtildiği gibi bu durumu belirleyen anne ve bebeğin durumudur.

Tetenoz aşısının 10 yıl koruyuculuğu olduğu bilinir. Hamilelikten önceki 10 yıllık süreçte tetanoz aşısı yaptırmamış anne adaylarının hamileliğini öğrendiğinde yani ilk 3 ay içinde tetanoz aşısı yaptırması gerekir. Bazı anne adayları tarafından bu durum önemsenmese de tetanoz bakterisi oldukça ciddi zararlar yaratabilir. Bu nedenle mutlaka bu konuda bir doktora danışılmalı ve gerekli görüldüğü takdirde aşı yapılmalıdır.

Tatenoz aşısının birkaç yan etkiye sahip olduğu söylenir. Fakat net bir yan etki söylemek mümkün değildir. Bu yan etkiler her bireyin özellik ve sağlık durumuna göre değişebilir. Fakat belirtilen yan etkilerden bazıları ciltte kızarıklığa neden olduğu, ağrıya ve şişliğe neden olduğu, sertlik oluşturduğudur. Bu gibi yan etkilerin yaşanması halinde, direkt olarak uygulamama şartıyla aşı bölgesine buz uygulanabilir. Fakat farklı bir yan etki yaşanıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Tetanoz Aşısı Ateşe Neden Olur Mu?

Sadece hamilelik döneminde değil, her dönem tetanoz aşısı vurulabilir. Bazı bireylerin tetanoz aşısı yaptırdıktan sonra ateşlenme sorunu yaşadığı görülebilir. Bu ateşlenme hafif olduğu sürece normal olarak gözlemlenebilir. Çünkü bu ateş vücudun oluşturduğu savunma mekanizmasının bir parçasıdır. Fakat ateş çok yükseldiğinde ve uzun süre düşmediğinde mutlaka doktora ya da sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. “Tetanoz aşısı ateşe neden olur mu?” sorusunun yanıtı kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Tetanoz aşısının çok fazla, dayanılmayacak kadar ağrıya neden olduğu gibi söylentiler de mevcuttur. Fakat çoğu kişide çok az ağrı gözlemlendiği halde yine büyük bir kesimde hiç ağrı gözlenmez. Aşıdan sonra biraz sızlama yaşansa da soğuk kompres ile bu durum düzelir. Yaşanan acının tetanoz nedeniyle değil iğne nedeniyle olduğu düşünülür.

Hamilelikte Stresten Korunma

Stres, herkes için zararlı bir duygudur. Vücudun tümünü kısa zamanda etkisi altına alır ve hareketlerinizi yönetir. Stresli olduğunuzda aynı zamanda sindirim sisteminiz de etkilenir. Bazı kişilerde bu durum daha sık tuvalete çıkmayken bazı kişiler tuvalet ihtiyacını gideremezler. Vücudumuza bu derece büyük etkisi olan stresin, insanlar tarafından yenilmesi gerekir ki zarar vermesin.

Normal insanlara çok zararı olan stres, hamilelere ne derece etki eder? Elbette daha çok. Stres, annenin zaten bebek etkisi altında olan sindirim, bağışıklık sistemlerine daha da etki ederek adeta öldürme potansiyeline sahip olur. Annenin psikolojik durumundan etkilenen bebek de annenin stresinden nasibini alır ve plasentasının içinde huzursuzlanır. Bebeği huzursuzluktan korumak için annenin sakin kalması önemlidir.

Anne, hamileliği döneminde sevdikleriyle birlikte olmalı ve sevdiği işi yapmalıdır. Ayrıca bu dönemde hamile egzersizleri ve pilatesi yapmak, annenin huzurunu ve mutluluğunu korumasında yardımcı olur. Ayrıca hamilelikte stresten korunma için içerisinde doğal şeker bulunan yaş ve kuru meyvelerden de tüketilebilir. Anne adayı bu yiyecekleri süt ya da yoğurtla tüketerek içerisindeki şekeri dengeleyebilir.

Gebeliğin ilk dönemlerinde yüksek riski olan düşük, stresle etkilenir. 5.aydan itibaren de stres, annenin kanıyla bebeğe daha fazla nüfuz eder, bu da bebeği çokça etkiler. 3-6 ay arasındaki dönemde ise bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi tavan yaptığından dolayı stres, bebeği çokça etkiler.

Stresle Başa Çıkmanın Yolları

Strese girdiğiniz zamanlarda stresle başa çıkma yolları hakkında araştırmalar yapmaya girişebilirsiniz. Yapmanız gereken ilk şey, kendinizle ve bebeğinizle sakince konuşmalar yapmaktır. Sakin konuşmanız ve sürekli kendinize mutlu olduğunuzu söylemeniz, stresini azaltacağı gibi bebeğinizin mutluluğunda da etkili olacaktır.

Ayrıca sakin müzikler dinlemek, dışarıda yürüyüş yapmak, ılık suyla duş almak, su içmek ve nefes egzersizleri yapmak da sakinleşmenizde yardımcı olacaktır.

Sizi yatıştıracağını düşünerek hiçbir şekilde doktor tavsiyesi dışında ilaç almamalısınız.

Stresin uzun süre tedavi edilmemesi anne adayını depresyona sokabilecek bir durumdur. Bu sebeple öncelikle anne, stresli durumlardan kaçınmalıdır. Eğer anne adayı üzerinde stresin ağırlığını hissediyorsa bu durumda gevşeme hareketleri, nefes egzersizleri ve diğer yöntemlerle stresini azaltmayı hedeflemelidir. Anne adayı eğer bu şekilde stresin kendisini içine soktuğu duygulardan ve fiziksel etkenlerden kurtulamıyorsa en kısa zamanda uzman psikolog yardımı almalıdır. Psikolog, küçük terapi seansları yapacak ve anne adayının hamileliğini de göz önünde bulundurarak hafif sakinleştiriciler verecektir.

Bu yöntemler en iyi stresle başa çıkma yolları arasındadır.

Stresin Fiziksel Etkileri

Stres, sinir sistemini doğrudan, sindirim sistemini de dolaylı olarak etkileyen bir duygu durumudur. Sindirim sistemi içerisinde bulunan mide ve bağırsaklar, stresten fazlaca etkilenirler. Bağırsak gazı, kabız, mide yanması gibi durumlar oluşabilir. Mide şişliği, gazdan kaynaklanan kramplar ve ağrılar da uykusuzluğa sebep olabilir. Ve çok fazla uykusuz kalmak da strese sebep olur. Kısacası stres durumu an zaman döngüden ibarettir.

Stresli zamanlarda saçlarda kepek ve dökülme arttığı gibi vücutta strese bağlı isilik gibi noktacıklar da oluşabilir. Bunların yanında mide bulantısı, baş dönmesi, nabız yüksekliği, titreme ve üşüme durumları da yaşanabilir. Tüm bunlar bebek için hem doğumdan önce hem de doğumdan sonra olumsuz durumlar yaratabilir. Yani tüm bunların ışığında stresin fiziksel etkilerinin de fazla olduğu söylenebilir.

Stresin Ruhsal Etkileri

Stresin ruhsal etkileri de fiziksel etkileri kadar fazladır. Stres huzursuzluk, sinirlilik, ağlama isteği, kavgacı tavır, durgunluk ve kayıtsızlık yaratabilir. Bu sebeple stresten ve stresli ortamlardan uzak durmalısınız.

Stres Hamileliğin Son Zamanlarında Oluyorsa

Eğer stres hamileliğin son zamanlarında oluyorsa daha da dikkatli olmalısınız. Çünkü stres hem doğumu erkene alır hem de doğum yaparken zorlanmanıza sebep olur. Stres, doğum kanallarınızı kasarak ve kasık bölgenizde kramplara sebep olarak doğumu çıkmaza sokabilir. Bu sebeple hamileliğin her döneminden daha fazla dikkatli olmalısınız son aylarda.

Hamilelikte Stresle Baş Etmenin Yolları

Hamilelik heyecanlı ve büyüleyici olduğu kadar, stres verici ve sinir bozucu bir hal alabilir. Hamilelikte stresle baş etmenin birden fazla yolları var. Ancak burada tüm iş size düşüyor. Fizyolojik ve biyolojik değişimler içerisinde farklı ruh hallerinde olabilir, sinir nöbeti geçirebilir ve biranda her şeyden vazgeçme hissiyatına kapılabilirsiniz. Bunlar gayet doğal. Asıl mesele, içine girdiğiniz bu durumla baş etmek isteyip istemediğinizde. Eğer siz kendinizi bırakırsanız, kimse size yardımcı olamaz. Bu yüzden bu yolla baş edebilmek için en büyük görev size düşüyor.

Araştırmalar, hamilelik sırasında şiddetli stresin ciddi oranlarda sonuçları olduğunu ortaya koyuyor. Bu sorunların başında düşük yapma, erken doğum gibi tetikleyici hormonlar üretmesine neden olacak sorunlar dahil. Bunlar dışında ister hamile olun ister olmayın stres günümüzün en büyük problemlerinden ve depresyon ataklarına kadar sorunlara sebebiyet verir. Bu yüzden bir an önce negatif durumdan arınarak kendinize çekidüzen verin ve stresle başa çıkmanın yollarına bakın.

Hamilelikte Stresle Baş Etmek İçin Düzenli Uyku

Hamilelikte stresle baş etmek için düzenli uyku hayati bir önem taşır. Uyku düzenindeki bozukluklar yalnızca hamilelerde değil, herkeste strese sebebiyet verir ancak duygusal yönden zaten hassas olan hamilelik döneminde düzenli uyku çok önemli bir yer tutuyor. Özellikle az uyumak insanlarda strese sebep oluyor. Hamilelikte çok uyumakta sağlıksız olduğundan uyku düzeninizi istikrarlı olarak sağlamalısınız. Uyku, beyninizin uyanık zamanlarda tükenebilecek nörotransmitterleri geri kazanmasına izin verir.

Evet, özellikle son üç aylık dönemde uyku çok ciddi bir sorun haline geliyor. Bunun için oda sıcaklığını uyuyabilmeniz için en uykun seviyelerde tutabilir ve kendinizi en rahat hissettiğiniz uyku pozisyonunu alabilmenize yardımcı olacak yastıklardan faydalanabilirsiniz. Hamilelikte stresle baş etmenin yolları arasında sırasıyla aşağıdaki yolları izlemelisiniz.

Çevrenizden Yardım Alın

Eğer içinde bulunduğunuz sorunları tek başınıza aşacak gücü kendinizde bulamadığınızı hissederseniz profesyonel yardım almaktan kaçınmayın. Hamileyken bazı şeylerin üstesinden tek başınıza gelememenizi dert etmeyin ve çevrenizden yardım isteyin. Bazı şeyleri tek başınıza yapamamanız durumunda strese girmeyin ve bunun geçici bir durum olduğunuzu kendinize telkin edin.

Egzersiz Yapma

Eğer bir komplikasyonunuz yoksa ve doktorunuz mani görmezse egzersiz yapın. Egzersiz yapmak endorfin salgılanmasına vücuttaki kan akışının hızlanmasını sağlar. Düşük tempolu yürüyüş, plastes ve yoga yaparak hamileliğiniz sırasında spor yapmaya devam ediyor olabilirsiniz. Egzersiz yapmak doğumdan sonra kas problemleri yaşamanızın da önüne geçeceği gibi, zihnen ve fiziksel olarak meşgul olmak sizi stresten kurtarır.

Akupunktur

Akupunktur hamilelik sırasında sadece güvenli olmakla kalmaz, aynı zamanda rahatlatıcı olabilir. Evet yeterince acı çektiğinizi düşünürken yeni bir acıya daha katlanamayacak olduğunuzu düşünebilirsiniz, ancak Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar, uygulamanın “sahte” akupunktur alan kadınlara kıyasla hamile kadınlarda depresyon belirtilerini azalttığını belirlediler.

Eğlenceli Bir Şeyler Okuyun

Sizi stresten uzaklaştıracak, aklınızı meşgul edecek ve sizi eğlendirecek şeyler okuyun. Bunun için bir karikatür dergisi, kadın dergisi veya eğlenceli bir roman seçebilirsiniz. Size üzecek haberlerin yer aldığı gazetelerden ve dramatik şeyleri okumaktan kaçının.

Sık Sık Duş Alın

Ilık duş almak vücudunuzu stresten arındırmanıza ve rahatlamanıza imkân sağlar. Özellikle hamileliğinizin ilk üç aylık döneminde suyun çok sıcak olmamasına dikkat edin.

Hamilelikte Spor Yapmanın Faydaları

Spor yapmak, bel, boyun ve bacak sağlığı yerinde olan herkesin vücudu için minnet borcudur. Fiziğimizi olduğu gibi korumak, yaşlanma dönemindeki kemik erimesine savaş açmak gibidir. Gençlik zamanlarında yapılan ve yapılmayan her spor, yaşlılık zamanında meyvesini verir. Meyvenin atlı ve bol sulu olmasını, bizi ferahlatmasını istiyorsak da kesinlikle sporu ihtimal etmemeliyiz.

Her insanın spor yapması gerektiğinden bahsettik. Spor yapamayacak, yürüyemeyecek durumda olanlar hariç herkes spor yapmalıdır ki buna hamileler de dahildir. Hamilelikte spor yapmanın faydaları hakkında en sağlıklı bilgileri bu yazıda bulacaksınız.

Hamilelikte Pilatesi vs Hamile Egzersizi

Hamilelik dönemi, anne adayı için olağanüstü bir dönem değildir. Tam aksine bu dönemde de anne, fiziksel tüm aktivitelerine devam edebilir yalnızca biraz daha dikkatli olmak kaydıyla. Bu dönemde anne, hamile pilatesi ve hamile egzersizi olarak adlandırılan sporları yapmalıdır. Bu sporlar anne adayının fiziksel sağlığının yanı sıra psikolojik sağlığını korumasında da yardımcı olur.

Hamilelikte Sporun Faydaları

Hamilelikte sporun faydaları saymakla bitmez. Öncelikle fiziksel faydalara değinmek gerekirse spor yaptıkça kalp atışınız artacak ve daha fazla kan pompalama sonucunda vücudunuzdaki kan daha hızlı yenilenecektir. Vücudunuzda oluşan kramplar ve ağrılar da spor sayesinde en aza iner. Ayrıca karın ve bacak hareketleri yaptıkça sindiriminiz düzene girecektir.

Tüm beden çalışmalarınızda kanın daha hızlı pompalanması sayesinde selülit ve çatlak oluşumları da uzun süre minimum seviyede seyredebilir.

Sporun ayrıca psikolojik faydaları da vardır. Spor yapan birey, mutluluk hormonu salgılar ve bu hormon sinir, stres gibi olumsuz hormonları daima yıkar. Bu sebeple spor, doğrudan anne adaylarının dolaylı olarak da bebeklerin mutluluğu için önemlidir.

Hamile Pilatesi / Hamile Egzersizleri

Hamilelik döneminde diğer zamanlarda olduğu gibi spor yapmanız olanaksızdır. Olanaksız olmasının yanında bebeğin sağlığı için de pek önerilmez. Çünkü diğer zamanlarda yapılan ağırlık kaldırma, cardio, koşu, sıkı karın ve bacak çalışmaları, hamilelik döneminde bebeğin özellikle ilk 3 ayda anne rahmine tutulmasını zorlaştırabilir.

Bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda anne adayı hem kendi sağlığı hem de bebeğinin sağlığı için hamile egzersizleri ve hamile pilatesi tercih edilmelidir. Bu sporlar hafif olarak tabir edilen sporlardır. Yaparken keyif alırsınız ve bebeğiniz de sizin duygu durumunuzu hissettiğinden dolayı keyiflenir.

Hamile egzersizleri diğer zamanlarda yapılan ev içi ve ev dışı egzersizlerin daha hafifleri olarak düşünülebilir. Evde sandalye yardımıyla yapacağınız squat hareketleri, bacak açma kapama hareketleri, kol sıkılaştırıcı hareketler sizin esnek kalmanıza; böylelikle de hamileliğin verdiği hantallık duygusundan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Hamile pilatesi ise topla ve çemberle yapılan, fazla enerji sarf etmenizi sağlamayacak hareketler bütünüdür. Bu hareketleri yaparken top üzerinde sırt üstü uzun süre yatmamaya özen gösterilmelidir. Sırt üstü yatmak zaten normal durumda da anne adayı için çok sağlıklı olmayan bir şeyken top üstünde pilates yaparak da asla fayda sağlayamazsınız. Fakat topu, ayaklarınızı uzatmak için ya da kol hareketleri için kullanabilirsiniz.

Hamile pilatesi yaparken alet kullanmaktan kaçınmalısınız. Bu aletler, sizi fazla zorlar ve kontrol edememe ihtimaliniz yüksek olduğundan tercih etmemelisiniz.

Bu egzersizleri ve pilates hareketlerini yaparken uzman hamile pilatesi koçlarından yardım alabilirsiniz. Fakat bu durumda da koçun gerçekten hamile koçluğu belgesi olup olmadığını kontrol etmeniz gerekir. Çünkü bazen hamilelere de normal pilates yaptırılabiliyor, bunun önüne geçmek için de en başından sıkı önlemler alınması gerekiyor.

Spordan Sonra

Hamile egzersizi/pilatesi yaptıktan dikkat etmeniz gereken nokta spordan sonra teriniz soğumadan ılık duş almanızdır. Duş almanız hem kaslarınızı rahatlatacak, hem ter kokmanızı engelleyecek hem de terden dolayı vücudunuzdan oluşabilecek sivilcelerin önüne geçecektir.

Ilık duştan sonra ise ana ya da ara öğün yapmanız, bebeğinize mutluluk üstüne mutluluk vermenizi sağlayacaktır.